Daha İyi Bir Uyku Çekmenize Yardımcı Olacak 18 Doğal Yöntem

Eğer bana yaşadığım hayatın her bir gününü, daha doğrusu her bir gecesini zindan eden sorunun ne olduğunu soracak olursanız, uykusuzluk derim. Bu sorunu aşmak adına uzun bir süre ilaç tedavisine maruz kaldım (kesinlikle iyi bir fikir değil) ve inanın çok eziyet çektim. Gerçek şu ki, gün geçtikçe uykuyla olan bağımız zayıflıyor. Teknoloji, stres, enerji içecekleri, öylece uygulanan ilaç tedavileri bu bağın zayıflamasında başrol oynayan etmenler. Söz konusu bu etmenler uykusuzluk probleminin oluşmasına fevkalade düzeyde katkıda bulunuyor ve adım gibi de eminim ki bu yazıyı okuyan herkes yukarıda saydığım etmenlerden en azından birisine hayatında yer veriyor.

 

 

Uykunun Bilimsel İzahı

Şimdi size serotonin, melatonin, 5-Hidroksilli L-Triptofan (5-HTP) ve triptofan isimlerini saysam yüksek ihtimalle bunların uykusuzluğa karşı kullanılan bambaşka etkilere sahip farklı birer kimyasal bileşen olduğunu düşüneceksiniz. Ancak gerçekte hepsi birbiriyle tıpkı zincirin birer halkası gibi bağlantılı olan bileşenlerdir. Eğer kusursuz bir dünyada yaşıyor olsaydık, bu dostlarımızın hepsinin bize eşlik ettiği sorunsuz bir uyku süreci yaşıyor olurduk.

Söz konusu bu süreci başlatabilmek için triptofan ve esansiyel amino asit tüketmeniz gerekiyor ve tabii ki bu bileşenleri bir dış kaynaktan edinmeniz gerekiyor. İki kademeli işleyen bu süreçte triptofan önce 5-HTP’ye, ardından da serotonine dönüştürülmektedir. Sonrasında ise serotonin bileşeni, vücudumuzun biyolojik saatinin pürüzsüz biçimde çalışmasını sağlayan ve yatağa ne zaman gitmemiz gerektiğini bizlere hatırlatan melatonin adlı bileşene dönüştürülmektedir. Melatonin hormonu karanlık ortamlarda daha fazla ve ışıklı ortamlarda daha az salgılandığından ötürü, yukarıda bahsettiğimiz biyolojik saati yani diğer bir ifadeyle vücudunuzun “ana saatini” doğru şekilde kullanmak biraz da size kalmış bir hadise. Onu kullanış şeklinize göre sizi uykulu da hissettirebilir, doğru zamanlarda da uyandırabilir. Triptofan bileşeni serotonine dönüştürülebilme özelliğine sahip olan tek amino asit olduğundan, vücudunuzdaki melatonin seviyesini arttırabilecek tek bileşendir.

 

 

1) Vişne Suyu Tüketin

Yarım veya bir bardak vişne suyu tüketimi uykuya dalmayı kolaylaştırmak açısından etkili ve bir o kadar da lezzetli bir doğal yöntemdir. Doğal bir yöntem olarak nitelendirilmesinin sebebi vişne suyunun içerik olarak tamamen triptofanlardan oluşmasıdır. Triptofan bahsettiğimiz üzere önce seratonine ve ardından melatonine dönüştürülen bir bileşendir. Yine bildiğiniz üzere melatonin bileşeni, uyku döngümüzü sağlıklı seviyede tutmamızı sağlayan ve vücudumuzun biyolojik saatini senkronize edebilmek adına merkezi sinir sistemimizle beraber çalışan bir bileşendir. Salgılanma oranı ışıklı ortamlarda azalmaktayken, karanlık ortamlarda artmaktadır.

 

 

2) Feng Shui Felsefesini Benimseyin

Feng Shui felsefesi sanıldığı gibi yalnızca odanızdaki nesnelerin yerlerini değiştirmekten ibaret değildir. Aslında evrende var olan pozitif enerjiyi yaşadığınız ortama aktarabilmenizi sağlamak için yapmanız gerekenleri size öğreten çok daha derin bir öğretidir. İşte bu felsefeyi uyuduğunuz ortamda uygulayabilmek adına size birkaç ipucu:

– Yatağınızı her açıdan ulaşılabilecek bir konumda bulundurun.

– Pencerelerinizi mümkün olduğunca açık tutarak odanızdaki temiz hava akışını devamlı sürdürün. Ayrıca imkanınız varsa odanıza güneş ışığını daha fazla alabilmek adına birden fazla pencere kullanın.

– Yatağınızı odanızın kapısını görebilecek şekilde konumlandırın. Yatağınızı tam tersine odanızın girişine yerleştirmeniz zihninizde kaygı hissiyatı oluşturacaktır.

– Odanızı olabildiğince temiz ve düzenli tutun. Dağınık ve pis bir oda zihninizde yarım bırakılmış işlerin olduğu izlenimini oluşturacağından düzgün şekilde istirahat etmenize mani olacaktır. Bu durum aynı zamanda seks hayatınızı da etkileyecektir.

 

 

3) Kedi Otu

Kedi otu fevkalade düzeyde güçlü bir bitki olup, kökleri yatıştırıcı ve uyku getirici özellikleri sayesinde pek çok farklı tedavi yönteminde başrol oynamaktadır. Bu bitkinin, vücudumuzdaki sinir hücrelerinin hareketlerini düzene sokarak beynimizde sakinleştirici bir tesir meydana getiren GABA (Gama Amino Bütirik Asit) bileşeninin salgılanma miktarını arttırdığı düşünülmektedir. GABA miktarında artışa sebep oluşu ve bu çerçevede sağladığı sakinleştirici etkiden ötürü, aynı zamanda kaygı ve sıkıntı gibi problemlere karşı uygulanılan ilaç tedavilerinde de fevkalade popülariteye sahip bir bitkidir. Bitkinin bir bardak çayını hazırlamak oldukça kolaydır, ancak kokusunu fazla ağır buluyorsanız kapsüller halinde de temin edebilirsiniz.

 

Gerekenler

1 çay kaşığı kurutulmuş kedi otu kökü

– Süzme işlemi için bir adet çay süzgeci

– Kaynatma işlemi için yarım litre su

– Yarım litre sıcak musluk suyu

 

Yapılışı

Elinizdeki sıcak musluk suyunu çayınızı demleyeceğiniz bardağın içerisine doldurun. Bu işlem bardağınızın ısınmasını sağlar ve çayınızın sıcaklığını daha uzun süre korumasına olanak tanır. 1 çay kaşığı kedi otu kökünü süzgecinize yerleştirin – eğer kökleri direkt olarak suyun içine koyacaksanız bu işlemi yapmayın -. Kaynatmak için kullanacağınız yarım litre suyu ısıtıcınız aracılığıyla kaynatın, altını kapatın ve bardağınızdaki musluk suyunu boşaltın. Süzgecinizi ya da direkt olarak kökleri bardağınıza koyun ve üzerine suyunuzu ekleyin. 15 dakikalığına demlenmeye bırakın. Ardından çayınızı süzün ve eşsiz bir uykunun kapılarını aralayın. Dilerseniz lezzet katmak adına süt veya bal da ekleyebilirsiniz.

 

 

4) Akupunktur Yaptırın

Akupunktur tedavisi, bilinen en eski tedavi yöntemlerinden birisi olup köken olarak Çin’e dayanmaktadır. İnsan bedenindeki enerji dengesini ya da diğer bir ifadeyle yaşam enerjisini, meridyen adı verilen spesifik noktalara yapılan müdaheleler vasıtasıyla canlandırmayı sağlayan bir yöntemdir. Meridyen denilen bu kanallar, stres veya buna benzer durumlarda kendilerini kapatmaktadır ve akupunktur tedavisinin amacı da kapanan bu kanalları tekrar açmaktır. Vücudun belli noktalarına uygulanan iğneler, söz konusu bu kanalların açılmasını sağlayarak beynimizin hangi saatlerde uyuması gerektiğini idrak etmesini sağlamaktadır. Ayrıca triptofan ve melatonin gibi bedenimizin uykuya dalmasını kolaylaştıran bileşenlerden birisi olan nöroendokrin bileşeninin salgılanma miktarını arttırmaktadır.

 

 

5) Yatak Odanızı Olması Gerektiği Hale Getirin

Yatak odanız istirahat etmek için kullandığınız bir yerdir. Uyku eylemini gerçekleştirerek bedeninizi ve zihninizi yenilediğiniz bir ortamdır. Televizyon izlemek veya çalışmak gibi eylemler için kullanacağınız bir yer değildir. Eğer odanızda TV, bilgisayar veya buna benzer cihazlar varsa kaldırın. Çünkü bu cihazlar sizi rahatlamaktan alıkoyacak ve uykuya dalmanızı zorlaştıracaktır. Aynı zamanda odanızda stresli bir hava yaratacaklardır. Stres de bildiğiniz üzere uykunun en büyük düşmanlarından birisidir.

 

 

6) Planlı Hareket Edin, Alışkanlıklar Edinin, Günlük Tutun

İnsanlar eğlenceli alışkanlıklara sahip olabilen varlıklardır ve bedenimiz eylemlerimizi sürekli ve düzenli olarak gerçekleştirdiğimizde daha sağlıklı sonuçlar vermektedir. Örneğin, birkaç günde bir rastgele yapacağımız egzersizler vücudumuzda pek bir değişiklik yaratmayacaktır. Ancak her gün düzenli olarak 30 dakika egzersiz yapmak uzun vadede çok büyük değişimler doğuracaktır. Aynı durum uyku için de geçerlidir.Her gece yatağa gitmeden evvel bedeninizi rahatlatmanızı sağlayacak bir alışkanlık edinin. Bunu düzenli olarak gerçekleştirirseniz zamanla uykuya dalmanız daha kolay bir hale gelecektir. Edineceğiniz bu alışkanlık aynı zamanda zihninizde sizi meşgul eden düşüncelerden ve stresten arınmanızı sağlayacaktır.

 

Birkaç tavsiye vermek gerekirse:

– Uyumadan yarım saat evvel bir bardak çay için

– Gevşemenizi sağlayacak birkaç açma germe hareketi yapın

– Her gece uyumadan evvel biraz kitap okuyun

Sıcak bir duş alın: Sıcacık bir duşun altında rahatlamak gibisi yoktur. Gün içerisinde bedeninizde biriken stres suyla birlikte akar gider. Aynı zamanda yatağınızda girdiğinizde kendinizi çok daha temiz ve rahatlamış hissedersiniz. Daha yatıştırıcı bir tesir elde etmek için, en sevdiğiniz aromayı içeren duş jellerini(lavanta aroması çok iyi etki ediyor) veya bitki özlerini kullanın.

Bir şeyler yudumlayın: Gece yatağa girmeden evvel kendinize hazırlayacağınız bir içeceği yudumlayarak tüketmeniz, hayaller alemine daha kolay bir şekilde dalmanızı sağlar. Aynı zamanda beyninize “Pekala. Artık biraz rahatlamanın vakti geldi.” mesajını iletir. Bu işlemi kitap okurken gerçekleştirmeniz, söz konusu alışkanlığı daha hoş bir hale getirir.

Meditasyon yapın: Yatağa girmeden önce, zihninizde sizi meşgul eden düşüncelerden arınmak adına meditasyon yapın. Hepimizin bildiği üzere fazla düşünmek, aynı düşünceleri zihnimizde tekrar tekrar karşımıza çıkararak bizleri içinden çıkılması imkansız bir döngüye sokar. Bu da belki de saatlerce uyanık kalmamıza sebep olur. İyi bir uyku çekebilmek için sadece bedenimizi değil, aynı zamanda zihnimizi de kötü düşüncelerden arındırarak uykuya hazır hale getirmemiz gerekir.

 

 

7) Daha Fazla Melatonin Tüketin

Bu bileşen uyku için fevkalade önem arz etmektedir, ancak bunu dış kaynaklardan edinmemiz gerekmektedir. Doğal takviye olarak hap şeklinde de edinebileceğiniz bu bileşeni, aynı zamanda birazdan sizlere söyleyeceğimiz besinler vasıtasıyla da edinebilirsiniz.

Vişne: Yazımızın en başlarında vişne suyundan bahsettiğimizden ötürü, bu çerçevede ne denli faydalı olduğunu tahmin etmek o kadar da güç değil. İçeriklerindeki triptofan bileşeni önce seratonine ardından ise melatonine dönüştürülmekte ve bu da iyi bir uyku için kilit rol oynamaktadır.

Muz: Bir keresinde müzik dersinde sergilemem gereken bir performans vardı. Bu konuyla alakalı hocamın bana “Performanstan yarım saat evvel muz tüket, sakinleşmene yardımcı olur.” dediğini hatırlıyorum. Dediğini yaptım ve gerçekten de faydasını görmüş olmalıyım ki, sergilediğim performans çok beğenildi ve kendimi zerre gergin hissetmedim. Muz içeriğinde kasların gevşemesine yardımcı olan triptofan, potasyum ve magnezyum bileşenlerini barındırır. Her gece yatağa girmeden yarım saat evvel bir adet muz tüketerek kaslarınızın gevşemesine yardımcı olabilirsiniz.

 

 

8) Spor Yapın

Düzenli olarak spor yapmak daha iyi bir uyku çekmenize yardımcı olur. Hatta bununla da kalmaz, bedenimizde daha fazla enerji depolanmasını da sağlayarak güne daha enerjik başlamanızı sağlar. Bu yüzden sporunuzu sakın yatmadan evvel yapmayın, çünkü bu daha fazla uyanık kalmanıza sebep olabilir.

 

 

9) Bir Bardak Papatya Çayı İçin

Papatya bitkisi uzun zamandır uykuya dalmayı kolaylaştırmak adına kullanılan bir tedavi yöntemi olmuştur. Kasların gevşemesine yardımcı olan bu bitki, aynı zamanda merkezi sinir sistemimizi etkileyerek daha iyi bir uyku çekmemizi sağlayan GABA(Gama Amino Bütirik Asit) bileşeniyle bağlantılı olan apigenin denilen bileşeni de bünyesinde barındırır. Yapılan diğer araştırmalar apigenin teorisini reddeder ve söz konusu bitkinin içeriğindeki bileşenlerin yatıştırıcı etkiye sahip olduğunu savunur. Her halükarda bu bitki oldukça lezzetli olan ve yorgunluk hissiyatının oluşmasını sağlayan bir bitkidir. Bu bitkiyi marketlerden hazır olarak da temin edebilirsiniz tabii ki, ancak ben taze olmasından yanayım.

 

Gerekenler

Çeyrek bardak taze papatya yaprağı ya da iki çay kaşığı kurutulmuş papatya yaprağı

– Bal (isteğe bağlı)

– Süt (isteğe bağlı)

– Taze sıkılmış limon suyu (isteğe bağlı)

 

Yapılışı

Yatağa girmeden evvel bir bardak enfes bir papatya çayını yudumlamak gibisi yoktur. İmkanınız varsa taze yapraklarını temin etmeye çalışın. Ancak tazesini bulamıyorsanız kurutulmuş olanını da kullanabilirsiniz.

Eğer taze yaprakları kullanıyorsanız, çayınızı hazırlamak için yalnızca çiçek kısmını kullanın, saplarını kopartın. Yaprakları bir demliğe koyun. Ardından başka bir demlikte dört bardak su kaynatın. Kaynayan suyunuzu papatyanın olduğu demliğe boşaltın ve 5-6 dakikalığına demlenmeye bırakın. Ardından soğumadan tüketin. Aynı işlemi kurutulmuş olanlar için de uygulayın. Tek fark yalnızca iki çay kaşığı kurutulmuş papatya yaprağı kullanın. Dilerseniz lezzet katmak adına süt veya bal da ekleyebilirsiniz. Çayınıza taze sıkılmış limon suyu da ekleyebilirsiniz.

 

 

10) Kendinize Lavanta İçerikli Uyku Kesesi Hazırlayın

Aromaterapinin pek çok farklı kullanım alanı mevcut, ancak bunların arasında en çok rahatlamayı sağlamak ve uyku hissiyatı oluşturmak için kullanılmakta. Bilimsel olarak gerçekleştirilen pek çok araştırma, aromaterapinin ne denli etkili olduğunu gözler önüne seriyor. Yapılan deneylerde lavanta kokusuna maruz bırakılan deneklerin daha iyi bir ruh haline kavuştuğunu göstermiştir. Aynı şekilde bir EEG (Elektroensafalografi) makinesiyle beyin aktivitelerinin gözlemlendiği başka bir deneyde ise, lavanta kokusuna maruz kalan deneklerin beyinlerinde uyku hissiyatının meydana geldiği, diğer kokulara maruz kalanlarda ise buna zıt olarak uyanıklık durumunda artış olduğu gözlemlenmiştir. Eğer geceleri uyumakta zorlanıyorsanız, kendinize lavanta içerikli bir uyku kesesi hazırlayın ve bunu yastığınızın altına veya yatağınızın kenarına yerleştirin.

 

 

11) Karbonhidrat Tüketin

Bu yöntem kulağa yanlış geliyor olabilir, ama aslında öyle değil. Triptofan bileşeninin uykunuzu getirebilmesi için, beyninizdeki kan bariyerini geçmesi gerekmektedir. Söz konusu bu bariyer, beynimize ve omurilik dokumuza kan taşımakla yükümlü olan kılcal damarlardaki birtakım maddelerin geçişine mani olabilmek adına oluşmuş bir filtreleme mekanizmasıdır. Bu durum bir asır evvel, bilim adamlarının hayvanların kan dolaşımına mavi boya enjekte etmesiyle kanıtlanmış olan bilimsel bir gerçektir. Bu çalışma sonunda, beyin ve omurilik dokusu haricindeki tüm dokuların mavi renge büründüğü gözlemlenmiş, bu da söz konusu bariyerin varlığını kanıtlamıştır. Karbonhidrat tüketiminin triptofan bileşeninin bu bariyerden geçişini kolaylaştırdığı düşünülmektedir. Bu teorinin temelinde de, triptofanın bu geçişi sağlayabilmek için diğer amino asitlerle bir rekabete girmek mecburiyetinde olması yatmaktadır. Karbonhidrat tüketiminden sonra vücutta salgılanan insülin hormonu, söz konusu bu amino asitleri kasların yapısına yönlendirecek, bu da triptofanın bu bariyere olan yolculuğunda daha rahat bir ilerleme kaydetmesini sağlayacaktır.

 

Gerekenler

– Az miktarda karbonhidrat ihtiva eden bir besin (biraz mısır gevreği veya bir parça ekmek olabilir)

 

Yapılışı

Yatmadan 15 dakika evvel, karbonhidrat içeren yiyeceğinizi tüketin. Böylelikle amino asitlerin istikametini değiştirecek ve triptofanın bariyerden geçişini kolaylaştırmış olacaksınız.

 

 

12) Magnezyum Harikası

Magnezyum hayati açıdan en çok önem arz eden minerallerden birisidir ve buna rağmen çoğumuz bu minerali yeteri kadar tüketmiyoruz. Bunun temelinde ise düzensiz beslenmelerimiz yatmakta. Magnezyum bileşeni, merkezi sinir sistemimizi yatıştırarak bedenimizi rahatlatan ve daha rahat bir uyku çekmemizi sağlayan GABA reseptörlerinin işlevselliğini arttırma konusunda adeta başrol oynamaktadır. Aslında GABA sanıldığı gibi kusursuz bir uyku çekmenizi sağlayamaz, ancak emin olun GABA’nın yokluğunda rahat bir uyku çekmek ziyadesiyle zor olacaktır. Her ne kadar dengeli beslenerek magnezyum alımını sağlayabilecek olsanız da, magnezyum takviyelerini tüketmek bu hususta fevkalade yarar sağlayacaktır.

 

Gerekenler

– Magnezyum takviyeleri

 

Yapılışı

Pakette yer alan kullanım talimatlarını uygulayın.

 

 

13) Limon Otu Tüketin

Limon otu antik çağlardan beridir insanoğlunun kullanmakta olduğu bir bitkidir. Eski dönemlerde “her derde deva” sıfatını kazanmış bir bitki olup, astımdan yılan ısırığına kadar neredeyse her şeyin tedavisinde kullanılmıştır. Günümüzde ruh halini düzene sokucu ve sakinleştirici olarak kullanılmaktadır. Depresyon uykusuzluğu önemli derecede tetiklediği için ki bu hadise yüksek ihtimalle serotonin eksikliğinden kaynaklanıyor, limon otu tüketimi zihinsel ve fiziksel açıdan sağlıklı bir yapıya kavuşmanıza yardımcı olacaktır. Çeşitli araştırmalar söz konusu bitkinin yatıştırıcı etkiye sahip olduğunu kanıtlamıştır. Ancak unutmamak gerekir ki, yüksek dozajda limon otu tüketimi (1800 mg) kişide gerginliğe yol açmaktadır. Şimdi sizlere moralinizi yükseltecek ve sizleri rahatlatacak bir bardak limon otu çayının nasıl yapılacağını göstereceğiz.

 

Gerekenler

2 çay kaşığı kurutulmuş limon otu, ya da 8-10 çay kaşığı taze limon otu

– 2 çay kaşığı kurutulmuş papatya

– Lezzet katmak adına bal (isteğe bağlı)

– Yarım litre taze su

 

Yapılışı

Elinizdeki bitkileri bir bardağa koyun ve üzerine kaynamış suyu ilave edin. 5 dakikalığına demlenmeye bırakın. Ardından süzün ve yatmadan 30 ila 45 dakika evvel tüketin.

 

 

14) Sarı Kantaron Bitkisi

(Yabancı kaynaklarda St. John’s Wort olarak bilinen bu bitki dilimizde sarı kantaron bitkisi adını almaktadır. Latince adı hypericum perforatumdur.)

Tıpkı limon otu gibi, sarı kantaron bitkisi de uyku bozuklukları ve depresyon gibi problemlerin tedavisinde sıklıkla kullanılan bir bitki türüdür. İçeriğindeki ana bileşen olan hiperisin, beyindeki serotonin salgılanmasını arttırmaya yönelik bir reaksiyon göstermektedir. Bildiğiniz üzere daha çok serotonin daha fazla melatonin demek. Bu da daha iyi bir uyku anlamına geliyor. Söz konusu bitkiyi kapsüller halinde de temin edebilir, ya da yaprakları aracılığıyla direkt çayını da hazırlayabilirsiniz.

 

Gerekenler

2 çay kaşığı kurutulmuş sarı kantaron bitkisi(çiçekli kısmını kullanın)

– Yarım litre taze kaynatılmış su

– Lezzet katmak adına limon veya bal(isteğe bağlı)

 

Yapılışı

Bitkiyi bardağınıza koyun ve üzerine kaynamış suyu ilave edin. 5-10 dakikalığına demlenmeye bırakın. Ardından süzün ve her gün yatmadan 30-45 dakika evvel için.

 

 

15) Şerbetçi otu

Şerbetçi otu ismini duyduğunuzda muhtemelen aklınıza ilk olarak bira gelmiştir, ancak çok hızlı büyüme özelliğine sahip olan sarmaşık yapıdaki bu bitki, sinirleri yatıştırma ve bedeni rahatlatma konusunda fevkalade etkilere sahiptir (bira versiyonundan bahsetmiyoruz, üzgünüm). Dilerseniz yaprakları vasıtasıyla çayını da hazırlayabilirsiniz, dilerseniz de yine yaprakları aracılığıyla bir uyku kesesi hazırlayıp yastığınızın altına da yerleştirebilirsiniz. (Yukarıda bahsettiğimiz lavanta kesesini anımsayın. Lavanta yerine de kullanabilirsiniz, lavantanın üzerine de ekleyebilirsiniz.)

 

Gerekenler

2 çay kaşığı kurutulmuş şerbetçi otu

– 4 bardak kaynamış su

– Sıkıca kapatılabilen kapağa sahip bir cam kavanoz

 

Yapılışı

Şerbetçi otunu cam kavanoza koyun ve üzerine kaynamış suyu ilave edip kapağını sıkıca kapatın. En az 5 saatliğine demlenmeye bırakın, ardından süzün. Elde ettiğiniz çayı ısıtarak veya soğutarak, yatmadan 30-45 dakika evvel tüketin. Rahat bir uyku çekmenize yardımcı olacaktır. Kalan çayınızı iki günlüğüne buzdolabında muhafaza edebilirsiniz.

 

 

16) Biraz Gürültü Çıkarın

Bazı insanlar uyuyabilmek için tamamen sessiz bir ortama ihtiyaç duyarlar, ancak bazıları da arka planda az da olsa bir gürültü isterler. Çoğu kişi için (ben de dahil), musluktan damlayan su, elektrikten kaynaklı uğuldamalar, kendi nefes alışverişlerinden çıkan ses ve üstlerindeki örtünün çıkarttığı hışırtı gibi gürültüler zihinde stres oluşumuna yol açmakta, bu da uykusuzluğa davetiye çıkarmaktadır. Peki anlatmaya çalıştığımız şey nedir? Teknik olarak izah etmek gerekirse, beyaz gürültü dediğimiz şey tüm duyulabilen frekansları bünyesinde barındıran istikrarlı bir gürültü türüdür. Gece vakti bir gürültüden rahatsız olup uyandığınızda, aslında sizi uyandıran şey gürültü değil, kulağınıza aniden gelen tutarsız frekanslar bütünüdür. İşte anlatmaya çalıştığımız mesele de şu ki, beyaz gürültüler uyurken kulağınıza gelen seslerdeki frekans tutarsızlığını kapatabilme özelliğine sahiptir. Bu gürültünün bilimsel açıdan izahı ise, zihninizin sizi uykudan alıkoyan düşüncelere yoğunlaşmasını engelleyerek, uyuduğunuz ortamdaki sessizliğe yalın ve pürüzsüz bir şekilde, zerre rahatsızlık vermeksizin eşlik eden ses bütünüdür.

 

Gerekenler

– Beyaz gürültü çıkaran herhangi bir şey

 

Yapılışı

Yatağınıza girdiğinizde beyaz gürültü kaynağını devreye sokun. Şahsi favorim vantilatör sesidir, ancak piyasada sırf bu amaçla üretilmiş olan ve etraftaki sesleri bastıran beyaz gürültü kaynağı makineler de mevcuttur.

 

 

17) Bir Bardak Ilık Süt İçin

Süt uykumuzu getirir mi? Kısaca cevap vermek gerekirse, kimyasal yapı olarak hayır. Her ne kadar sütün içerisinde uyku isteğini tetikleyen triptofan amino asidi olsa da, bilim adamları sütün bu çerçevede pek bir faydasının olup olmadığına dair halen ikilemde kalmış durumda. Bir nevi hindi gibi, söz konusu amino asidin miktarı etki gösterecek kadar fazla bulunmuyor. Ancak bu demek değildir ki hiç uykunuzu getirmeyecek. Hala sütü tüketmeniz için sebepler mevcut, bilhassa psikolojik olarak sağladığı faydalar açısından. Çoğu kişi ılık sütün sahip olduğu sıcaklıktan ötürü yatıştırıcı etki göstererek hem bedenen hem de zihnen rahatlamayı sağladığını belirtiyor. Süt tüketme alışkanlığını tıpkı diğer bahsettiğimiz alışkanlıklar gibi yatmadan evvel gerçekleştirmeniz gerekiyor. Böylece rahat bir uykuya bir adım daha yaklaşabilirsiniz.

 

Gerekenler

– 1 bardak ılık süt

 

Yapılışı

Yatmadan 30 dakika evvel, yavaş yavaş uyku hazırlıklarına başlayın. Elektronik cihazları kapatın, elinize bir kitap alın ve sütünüzü fazla sıcak olmayacak şekilde ısıtın. Ardından yavaşça yudumlayın.

 

 

18) Kedi Nanesi İle İyi Arkadaş Olun

Nanegiller ailesine mensup olan kedi nanesi bitkisi, yalnızca kediler için kullanılmamakta olup aynı zamanda insanlar üzerindeki yatıştırıcı etkisiyle de tanınmaktadır. Söz konusu bu yatıştırıcı etkiyi sağlayan şey içeriğindeki nepetalactone adlı bileşendir. Bu bileşen kedilerde oynama isteği veya vahşilik gibi durumlar ortaya çıkarmaktayken, insanlarda uyku isteği ve rahatlama gibi hissiyatlar meydana getirmektedir. Yatmadan evvel kendinize bir bardak kedi nanesi çayı hazırlayın ve içerisine biraz da bal ekleyerek lezzetin tadını çıkartın.

 

Gerekenler

1 veya 2 çay kaşığı kurutulmuş kedi nanesi ya da 3 4 çay kaşığı taze kedi nanesi

– Yarım litre kaynamış su

– Lezzet katmak için bal(isteğe bağlı)

 

Yapılışı

Kedi nanesini bardağınıza koyun ve üzerine kaynar su ilave edin. 10 dakikalığına demlenmeye bırakın, dilerseniz üzerine bal ekleyin. Yatmadan 30 dakika evvel tüketin.

 

 

Uykusuzluk Hastalığı ile Alakalı Deneyimlerim

Uykusuzluk hastalığıyla yaklaşık 4,5 senedir mücadele etmekteyim. Adım gibi de biliyorum ki, hepinizin tek isteği uyku vaktiniz geldiğinde herhangi bir efor sarfetmeksizin uykuya dalabilmek. Ancak acı gerçek şu ki, eğer sağlıklı bir hayat sürmek ve geceleri rahat uyuyabilmek istiyorsanız, nasıl uykuya dalınacağını öğrenmek zorundasınız. O korkunç ilaç tedavileri ne yazık ki bedeninizi yıpratmaktan başka bir işe yaramıyor. Hepimizin dinlenmeye ihtiyacı var, hele ki yaşamakta olduğumuz şu devirde çok daha fazla ihtiyacımız var. Bu nedenle rahat bir uyku çekebilmek, sabahları güne dinç başlayabilmek ve hayata enerjik bir şekilde atılabilmek adına, uykuya dalabilmemizi sağlayacak doğal yöntemleri keşfetmek bizler için hayati önem taşıyor.

 

 

Şahsi Deneyimimle Size Verebileceğim Bazı İpuçları

– Eğer zihniniz ucu bucağı olmayan düşüncelerle dolup taşıyor ve bu da sizi uykunuzdan alıkoyuyorsa, meditasyon yapın. Meditasyon tekniği biraz zaman isteyebilir, ancak kesinlikle paha biçilemez bir tekniktir. Sağlayacağı pek çok yararın yanı sıra, zihninizi meşgul eden düşüncelerden arınmanızı ve böylelikle uykuya daha rahat dalabilmenizi sağlar.

– Vişne suyunu gerçekten denemenizi tavsiye ederim. Sahip olduğum deneyimlerime dayanarak söyleyebilirim ki, uykusuzlukla olan mücadelemde gerçekten önemli yol katetmemi sağladı. Lezzetli oluşunu saymıyorum bile. Yatmadan 30 dakika evvel tüketin ki gecenin ortasında tuvalet ihtiyacı hissetmeyesiniz.

– Bal ve süt ile lezzetlendirilmiş papatya çayının uykuya dalmamı sağlamak konusunda uyku ilaçlarından çok daha etkili olduğu zamanları hatırlarım.

– Alışkanlıklar, alışkanlıklar, alışkanlıklar. Bedeninizi gevşetecek ve sizlere “Tamamdır. Şimdi uyku vakti.” diyecek bir alışkanlık edinin. Böylelikle uyuma ve uyanma saatleriniz belirli bir düzene oturacaktır.

– Görüş açınızda yer alan ne kadar resim veya tablo varsa kaldırın. Yapılan araştırmalar bu tarz görselliklerin uykuya dalmayı zorlaştırdığını kanıtlamıştır.

– Uyku maskesi de kullandım. Gözlerimin üzerinde oluşturduğu hafif tatlı ağırlık ve sağladığı zifiri karanlık, sabahları çok erken uyandığım zamanlarda tekrar uykuya dalabilmemi sağladı. Çünkü bildiğiniz üzere ışığın varlığı vücudunuzun melatonin salgılama oranını etkiler.

– Sakın ama sakın uyku ilaçları kullanmayın. Onlar size uykudan çok uykusuz ve elem dolu geceler getirecektir.

Geceleri uyumakta zorlanıyorsanız ve doğal yöntemlerle uykuya dalmak istiyorsanız bu yazı size göre.

Geceleri uyumakta zorlanıyorsanız ve doğal yöntemlerle uykuya dalmak istiyorsanız bu yazı size göre.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Tüm Konular
Doğal Cilt Bakımı internet sitemizde doğal yağ, mineral ve benzeri malzemelerle (kozmetik ürün kullanmadan) sağlıklı bir cilde sahip olmanıza yardımcı olmak amacıyla yazılar paylaşıyoruz.

DogalCilt.com sitemizdeki bilgiler doktor tavsiyesi değildir: Bilgilendirme amacıyla kaleme alınan doğal cilt bakımı önerileridir ve bu önerilerin uygulanması kişiden kişiye farklı etkiler gösterebilir ve fayda sağlamayabilir. Doğal cilt bakımı önerilerinin uygulanması kişilerin kendi sorumluluğundadır ve önerilerin uygulanmasından kaynaklanabilecek sorunlardan DogalCilt.com sitemizin yazarları ve sahibi sorumluluk kabul etmez.