Hamilelikte Sigara İçmenin Bebeğe Zararları

Sigara içmek normal şartlarda zaten zararlı iken özellikle gebelik döneminde daha risklidir. Annenin tükettiği her şey iyi ya da kötü olsun bebeğe geçmektedir. Gebelik döneminde ilaç kullanılması gereken durumlarda bile doktorlar son derece özenli davranıp hassas seçimler yaparken sigara kullanmanın hiçbir olumlu açıklaması olmamaktadır. Maalesef gebelik döneminde daha öncesinden sigara bağımlılığı olan her 10 anneden 5 ile 7 arasında anne sigara kullanmaya devam etmektedir. Gebelik döneminde anne ve bebek arasında aktif bir bağ vardır. Göbek kordonu ile annenin tükettiği gıdalardan aldığı vitaminler, mineraller ve kan transferi ile her şey bebeğe geçmektedir.

Sigarada bulunan birçok maddeden biri olan nikotin ve karbon monoksit bebek için belki de en tehlikelisidir. Nikotinin damar büzücü özelliği ile rahme giden kan azalacaktır. Yetişkinler için bile zararlı olan karbon monoksit ise hücrelerde gerilemeye yol açan bir maddedir.

Anne karnındaki bebeklerde gelişim zaman içinde tamamlanırken sigara içerek bebeğin gelişimi engellenmiş olur. Anne karnındaki bebek tüketeceği oksijeni bizler gibi solunum yaparak gerçekleştirmez. İhtiyacı olan oksijeni kan yolu ile almaktadır. Gebe bir kadın sigara içmeye devam ederse kanında biriken karbon monoksit yeteri kadar oksijen taşınmasını sağlayamaz.

Hamile bir bayan için normal gebelik süresi 38-40 hafta arasındadır. Sigara kullanmaya devam eden gebelerde erken doğum riski yüksektir. Sigara kullanımına bağlı gelişen riskler ve zararlar sadece sigara içme ile gerçekleşmez. Pasif içici konumundaki gebelerde en az sigara kullanan gebeler kadar risk grubu içinde yer alır.

 

 

Sigaranın anne ve bebeğe zararları

1- Düşük riski

Düşük riski her zaman olabilecek bir risktir fakat sigaranın düşük tehdidini tetiklediği bilinmektedir.

 

2- İntrauterin exitus

Bebek anne rahminde iken ani bir şekilde ölümü gerçekleşir. Bu duruma intrauterin exitus denir. Missed abortus (fark edilmemiş düşük) durumu olarak da belirtilir. Bebeğin ölmesi durumunda farkına varılmazsa kan pıhtılaşması sorunu ile anneye hayati derecede zarar verebilir.

 

3- İntrauterin gelişme bozukluğu ve geriliği

Tamamen anneden beslenen bebek ihtiyacı olan besin, su, mineraller ve oksijeni kanda bulunan karbon monoksit yüzünden tam olarak alamaz. Bu durumda bebekte gelişme bozukluğu ve geriliği görülebilir.

 

4- Dekolman plasenta (Plasentanın erken ayrılması)

Normal bir doğumda bebek doğduktan sonra plasenta da anneden atılır. Anne ve bebek arasında mükemmel transferi plasenta sağlar. Bebeğin ihtiyacı olan oksijenin, besinlerin, mineral, tuz ve proteinlerin anne ve bebek açısından sağlıklı bir şekilde transferini sağlayan plasenta zamansız bir şekilde ayrılırsa ciddi anlamda kanama problemine yol açar.

 

5- Preeklampsi

Halk arasında gebelik zehirlenmesi olarak da bilinen durumdur. Gebelikte 20. Hafta sonunda artan tansiyon değerleri ile idrarda protein çıkması durumudur. Halk arasında bu yüzden gebelik zehirlenmesi de denir. Bu tipte gebeler yakından takip edilmeli, tansiyon ve kilo kayıtları düzenli tutulmalıdır. Damar yatağı bozukluğu şeklinde gelişen bu durumda plasentadan bebek yeteri kadar beslenemez.

 

6- Kan basıncı değerlerinde değişiklik

Gebelerde kan basıncı yani tansiyon değerleri çok önemlidir. Sigara kullanımına ya da pasif içicilik durumuna göre tansiyon değerleri yükselir. Nikotinin damar büzücü özellikte olması buna sebep olmaktadır.

 

7- Erken Membran Rüptürü (EMR)

Gebenin suyunun erken gelmesine erken membran rüptürü denir. Gebelik suyunun gelmesi doğum ağrıları gelmeden önce gerçekleşen olaydır. Gebelik suyu denilen amniyon sıvı; bebeği dış etkenlerden koruyan, hareket etmesini sağlayan, solunum sistemi gelişimini sağlayan ve sabit bir ısıda kalmasını sağlayan sıvıdır. Gebelik suyunun erken gelmesi doğumu tetiklediği için erken doğumlara ve anne karnındaki bebeğin gelişimini tamamlayamadan doğumuna sebep olur.

 

8- Respiratuar Distres Sendromu

Premature doğumlarda en sık karşılaşılan akciğer gelişiminin tamamlanmadığı durumdur. Ayrıca doğum sonrası bebekte solunum güçlüğü gelişme durumudur. Bu tür durumlar ölümcül olabilmektedir.

Sigara kullanımı sadece gebelikte zararlı olmayıp doğum sonrasında da zararlı olmaya devam eder. Anne sütünde azalmaya, anne sütünün besleyici özelliğinin azalmasına sebep olur.

 

 

Hamile bayanların dikkat etmesi gerekenler

Hamilelik sürecinde beslenmelerine dikkat etmeli, her zaman iki kişilik yaşadıklarını unutmamalı, kendilerine zarar veren şeylerin bebeğe de muhakkak zarar vereceğini bilmeli ve buna göre yaşamlarını devam ettirmeleri gerekir. İlk hamileliğinde sigara kullanan bir bayanın doğum sonrası çocuğuna bir şey olmazsa ve sigaraya devam edecek olursa bu durum tamamen şans olup hiçbir bilimsel veriye dayanmamaktadır. Her halükarda sigara kullanımı hem anne adayına hem de doğacak olan bebeğe zarar verecektir. Hamilelikte ya da doğum sonrası bebek normal gözükse de ilerleyen dönemlerde çocukta akciğer rahatsızlıkları görülebilir.

Hamilelik esnasında içilen her sigara hem annenin hem de bebeğin hayatını tehlikeye sokmaktadır. Bu yazımızda hamilelikte sigara içmenin bebeğe verdiği zararlardan bazılarını ele aldık.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Tüm Konular
Doğal Cilt Bakımı internet sitemizde doğal yağ, mineral ve benzeri malzemelerle (kozmetik ürün kullanmadan) sağlıklı bir cilde sahip olmanıza yardımcı olmak amacıyla yazılar paylaşıyoruz.

DogalCilt.com sitemizdeki bilgiler doktor tavsiyesi değildir: Bilgilendirme amacıyla kaleme alınan doğal cilt bakımı önerileridir ve bu önerilerin uygulanması kişiden kişiye farklı etkiler gösterebilir ve fayda sağlamayabilir. Doğal cilt bakımı önerilerinin uygulanması kişilerin kendi sorumluluğundadır ve önerilerin uygulanmasından kaynaklanabilecek sorunlardan DogalCilt.com sitemizin yazarları ve sahibi sorumluluk kabul etmez.