Mide Ekşimesi ve Reflüden Muzdarip Bireylerin Asla Yememesi Gereken 10 Yiyecek

Göğüs bölgesinde yanma, boğazda rahatsız edici bir tat, midede şiddetli şişkinlik gibi belirtilerin hepsi tek bir kapıya çıkmaktadır, reflü.

Çoğu birey, mide ile yemek borusu arasındaki kaslardaki özofagus bölgesinin, fonksiyonlarını düzgün bir şekilde icra edememesi neticesinde ortaya çıkan reflüyle mücadele etmektedir. Bu süreçte asitler özofagus içerisine geri dönmektedir.

Sigara tüketimi, obezite, uzanmak ya da vücudu bel hizasından bükmek, tansiyon ilaçları, egzersiz ve mide yapısında yaşanan anormallikler reflüyü tetikleyen esas faktörlerdir. Ayrıca beslenme programı bu çerçevede kilit rol oynamaktadır.

Özofagus bünyesinde yer alan dokuları tahriş eden ya da alt özofagus sfinkterinin asitleri tutma kapasitesini olumsuz etkileyen belli başlı yiyecek ve içecekler vardır.

Uzmanlar reflü hastalığını tetikleyen yiyeceklerin tespit edilebilmesi için, bireylere beslenme programına dahil ettikleri yiyecekleri yakından tanımalarını tavsiye etmektedir. Asla unutmayın, tetikleyici unsurlar kişiden kişiye farklılık göstermektedir.

Bu yazımızda reflü ve mide ekşimesi rahatsızlıklarından muzdarip bireylerin asla tüketmemesi gereken besinleri derledik.

 

 

1) Çikolata

Çikolata yemeye bayılıyor ancak diğer taraftan mide ekşimesi ile mücadele ediyorsanız, artık favori tatlınıza elveda demenin zamanı gelmiş demektir.

Çikolata, reflü hastalığı çeken bireyler için üç sebepten ötürü tehlike arz etmektedir.

Birinci sebep, bünyesinde barındırdığı kafein ve teobromin gibi reflüyü tetikleyici karakteristiğe sahip bileşenlerden ileri gelmektedir. Teobromin bileşeni, alt özofagus sfinkterinin sıkılaşmasını önleyen ve dolayısıyla da şiddetli reflü hastalığının ortaya çıkmasına sebep olan bir metilksantin bileşenidir.

İkinci sebep, bünyesinde barındırdığı yüksek miktardaki yağın sindirimi zorlaştırması ve reflüyü tetiklemesinden ileri gelmektedir.

Üçüncü sebep ise, içeriğindeki kakao maddesinin bağırsak hücreleriyle etkileşime geçerek özofagus sfinkterinin gevşemesine sebep olmasından ve dolayısıyla da asitlerin salınmasına yol açmasından ileri gelmektedir.

Bitter çikolata ise, yüksek yağ ihtiva eden sütlü çikolatalara nazaran daha iyidir. Ancak yine de kaçınmak en doğrusu olacaktır.

 

 

2) Alkol

Her türlü alkolik içecek reflüyü tetikleyebilecek yapıdadır. Alkol özofagusun alt kısmında yer alan ve vana görevi gören bölgeyi gevşeterek reflüye sebebiyet verebilir.

Aynı zamanda mide yapısında asit üretimini uyararak mide ve yemek borusunu tahriş eder. Bu da vaziyeti daha da kötüleştirir.

2004 senesinde Dünya Gastroentroloji Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmada, yüksek miktarda alkol tüketiminin – haftada 210 gr veya daha fazla-, gastroözofageal reflü hastalığını (GÖRH) tetikleyen risk faktörlerinden olduğu ortaya konulmuştur.

2006 senesinde Beslenme, Farmakoloji ve Terapi Dergisi’nde yayınlanan bir başka araştırmada, bira ve şarap gibi sıkça tüketilen alkollerin benzer şekilde hastalarda GÖRH hastalığını tetiklediği tespit edilmiştir.

2010 senesinde Zheijang Üniversitesi Dergisi’nde yayınlanan bir başka araştırmada ise, alkolün vücuttaki özofagusal ve gastrik mukus tabakasına doğrudan zarar verebileceği belirlenmiştir. Buna ilaveten, alkol tarafından vücuda giriş yapan toksik asetaldehitin, özofagus ve mide yapısının fonksiyonlarını olumsuz etkilediği ortaya konulmuştur.

 

 

3) Kahve

Eğer gün boyu kahve içmek keyif aldığınız aktivitelerdense, artık bitki çayına geçiş yapma zamanı gelmiş demektir.

Kahvenin içeriğinde barındırdığı kafein maddesi, reflü ve mide ekşimesinden muzdarip bireyler için kötü bir bileşendir. Çünkü midedeki asiditeyi arttırarak reflüye sebebiyet vermektedir.

Kahve aynı zamanda alt özofageal sfinkterin basıncını azaltarak bireylerde reflü görülmesine yol açabilmektedir.

Dahası, kahve gastrik boşaltma sürecini hızlandırarak, normalden daha fazla miktarda asidik bileşenin ince bağırsağa geçmesine sebep olur. Bu da bağırsak dokusunda zedelenmelere yol açabilir.

Kahveyle birlikte gazlı içecekler, çay ve enerji içecekleri gibi kafein ihtiva eden içeceklerden de uzak durmalısınız.

 

 

4) Domates

Eğer mide ekşimesi ya da GÖRH hastalıklarından muzdaripseniz, domates ve domates bazlı ürünlerden kaçınmak en doğru seçenek olacaktır.

Domates sitrik asit, malik asit ve askorbik asit gibi mide ve yemek borusunu tahriş edebilecek bileşenler açısından zengindir.

Bu bileşenlerin vücuda alınması durumunda, mide aşırı miktarda gastrik asit salgılamaya başlar. Bu asit de yemek borusuna sızarak, göğüs yapısında rahatsız edici bir yanma hissi meydana getirebilir.

Domateslerin yanı sıra ketçap, domates soslu pizza, makarna ve biber sosu gibi besinlerden de uzak durmalısınız.

 

 

5) Gazlı İçecekler

Soda ve diğer gazlı içecekler de mide ekşimesi ve reflü hastalıklarını tetiklemektedir.

İlk olarak, söz konusu içeceklerdeki karbonatlaşmanın meydana getirdiği baloncuklar, mide içerisinde genişleyerek bir şişme meydana getirir. Bu da reflüye sebebiyet verebilir.

İkinci olarak, gazlı içecekler oldukça asidik bileşenlerdir. Bu içecekler tüketildiğinde, mide asidinin miktarında artış gözlenir ve bu da vaziyeti daha da kötüleştirebilir.

Reflüden kaçınabilmek için her türlü gazlı içecekten uzak durmanız gerekmektedir. Eğer canınız çok çekiyorsa, sabahın ilk saatlerinde tüketmeye çalışın. Çünkü reflünün en şiddetlendiği vakitler gece ya da uzandığınız vakitlerdir.

 

 

6) Turunçgiller

Portakal, limon ve greyfurt gibi turunçgiller mide ekşimesi ve reflünün meydana getirdiği reaksiyonları şiddetlendirebilir. Dolayısıyla bu meyvelerin hem kendilerinden hem de meyve sularından uzak durmanız gerekmektedir.

Turunçgiller yüksek miktarda asit ihtiva ettiklerinden ötürü sindirim yollarını tahriş edebilirler. Bu asidik içerik özofagus sfinkterini gevşeterek vaziyetin daha da kötüleşmesine sebep olur. Bu etki bilhassa karnınız açken daha da fazla olur.

Midenin aksine yemek borusu, turunçgillerin içeriğindeki asitlere direnebilecek yapıda değildir.

Günlük meyve ihtiyacınızı karşılamak adına daha az asit ihtiva eden meyvelere yönelin. Elma, armut, muz ve kavun gibi meyveler bu çerçevede iyi birer seçim olacaktır.

 

 

7) Yağlı Etler

Reflünün bir diğer tetikleyicisi sığır eti ve kuzu gibi yağlı etlerdir. Bu yüzden fazla yağ içeren etlerden uzak durmak en iyisidir.

İçeriğindeki yağın yüksek olması, söz konusu etin sindirimi için daha fazla zaman harcanması demektir. Haliyle et daha fazla midenizde beklediğinden, midenin daha fazla genleşmesi söz konusu olacaktır. Bu durum alt özofageal sfinkter üzerinde basınç oluşturarak, mide içeriğindeki besinlerin bir kısmının özofagusa kaymasına sebep olacaktır.

Kızarmış ve yağlı yiyecekler aynı zamanda midenin boşaltılmasını geciktirerek bağırsak astarını zayıflatır. Bu da sindirimsel prosesi etkileyebilir.

 

 

8) Nane

Nane bitkisi mide bozulmalarını giderdiği gibi, mide ekşimesi ve reflü gibi hastalıkların şiddetini arttırıcı etkilere de sahiptir.

Nane alt özofagus sfinkterini gevşeterek vaziyetin daha da kötüleşmesine sebep olur. Bu etki bilhassa GÖRH hastalığından muzdarip bireylerde daha fazladır.

Eğer şiddetli kronik reflü hastalığından muzdaripseniz, nane ile bağınızı tamamen kesmelisiniz.

 

 

9) Sarımsak

Sarımsak enfeksiyon ve soğuk algınlıklarını tedavi eden bir şifa kaynağı olsa da, mide ekşimesi çeken bireyler için tetikleyici bir unsurdur.

Sarımsak midenizin asit içeriğini arttırmakla kalmaz, aynı zamanda midenin boşaltım sürecini yavaşlatarak reflünün oluşumuna ortam hazırlar.

Ayrıca alt özofagus sfinkterindeki basıncı azaltarak, sindirim asitlerinin geri akmasını kolaylaştırır.

Eğer sarımsağı tamamen bırakamıyorsanız, ciddi asidik sorunlarla karşılaşmamak adına çok az miktarda ve sadece pişmiş olarak tüketmeye çalışın.

Sarımsak gibi soğan da bazı bireylerde reflü belirtilerini kötüleştirebilmektedir.

 

 

10) Peynir

Peynir, reflüyü tetikleyen bir başka besin kaynağıdır. Aynı zamanda mide ekşimesiyle de oldukça bağlantılı olan bir besindir.

İhtiva ettiği yüksek miktarda yağdan ötürü midenin boşaltılma sürecini yavaşlatarak, bileşenlerin özofagus içerisine geri akmasına sebep olur. Dahası, peynirin sindirimi esnasında mideniz daha fazla asit salgılamaya ihtiyaç duyar.

Ayrıca peynirin içeriğindeki protein, midenin normalden fazla miktarda mide asidi salgılamasına yol açar. Bu da söz konusu hastalıkların şiddetini ağırlaştırabilir.

Kaşar, krem peyniri ve parmesan gibi yağlı peynirlerden uzak durulması gerekmektedir. Eğer peynir yemeniz gerekiyorsa, süzme peynir gibi düşük yağ içeren peynirleri tercih etmelisiniz.

 

 

Ek Bilgiler

– Her çeşit kızarmış gıda reflüyü şiddetlendirebileceğinden ötürü mutlaka kaçınmalısınız.

Yatmadan iki saat evvel yemek yemeyi kesmelisiniz.

Günde iki ya da üç öğün fazla fazla yemek yerine, 4 – 5 öğün azar azar yiyin.

Ağır baharatlı yiyeceklerden kaçının.

– Yemeklerinizi pişirirken taze otları ve baharatları kullanın. Çünkü bu ürünler kurutulmuş olanlara nazaran daha az tetikleyicidir.

Mide ekşimesi ve reflüye neden olan meyveler, içecekler ve diğer besinler.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Tüm Konular
Doğal Cilt Bakımı internet sitemizde doğal yağ, mineral ve benzeri malzemelerle (kozmetik ürün kullanmadan) sağlıklı bir cilde sahip olmanıza yardımcı olmak amacıyla yazılar paylaşıyoruz.

DogalCilt.com sitemizdeki bilgiler doktor tavsiyesi değildir: Bilgilendirme amacıyla kaleme alınan doğal cilt bakımı önerileridir ve bu önerilerin uygulanması kişiden kişiye farklı etkiler gösterebilir ve fayda sağlamayabilir. Doğal cilt bakımı önerilerinin uygulanması kişilerin kendi sorumluluğundadır ve önerilerin uygulanmasından kaynaklanabilecek sorunlardan DogalCilt.com sitemizin yazarları ve sahibi sorumluluk kabul etmez.