Obsesif Kompulsif Bozukluğun Belirtileri ve Tedavisi

Obsesif kompülsif bozukluk nedir

Şüphe, endişe, takıntı hayatımızın her anında bizimle olan duygusal durumlar. Temiz, düzenli, bir şeyleri kontrol eden bireyler olarak yaşamımızı sürdürmeye çalışıyoruz. Peki bu davranışlar sürekli bir hal alıp hayatınızın her anında tekrarlamaya ve olağan gündelik hayatınızı engellemeye başlarsa ne olur biliyor musunuz? Bu yazımızda buna değineceğiz. Halk dilinde takıntı hastalığı olarak da bilinen Obsesif Kompulsif Bozukluk hastalığı;
iki farklı olgunun birbirini takip etmesi ile oluşan bir hastalıktır. Obsesyon ve kompulsiyon bu hastalıkta birbirini takip eder.

 

 

Obsesyon nedir?

Kişi tarafından her ne kadar mantık dışı olarak kabul edilen bir durum olsa da aklından uzaklaştıramadığı, zihnine girmesini istemediği fikir, düşünce ve dürtülerdir. Bunların sonucunda bireyde anksiyete dediğimiz sıkıntı ve huzursuzluk ortaya çıkar.

 

 

Kompulsiyon nedir?

Kompulsiyon tekrar eden davranış şeklidir. Obsesyon sonucu oluşan sıkıntı ve huzursuzluğunun giderilmesi veya ortadan kaldırılması için tekrar eden davranış veya zihinsel eylemlerdir.

 

 

Obsesif kompulsif bozukluk nelere yol açar?

Herhangi bir eylemi gerçekleştirmek, bir amaca ulaşmak ya da bir şeyleri başarmak için kişilerde biraz endişe, kaygı ya da takıntılı durumlar oluşabilir. Obsesif kompulsif bozukluk bu durumların daha ileri safhasıdır.

  • Bireyin günlük aktivitesini engelleyen,
  • Sıkıntıya sebep olan,
  • Toplum içinde yapılması gerekenleri ya da toplumsal ilişkileri zedeleyen

rahatsızlık halidir.

Obsesif kompulsif bozukluk; takıntılı fikirler, düşünceler, dürtüler obsesyona sebep olurken tekrarlayan kompulsiyonlarla devam etmesidir.

 

 

Obsesif kompulsif bozukluğun görülme sıklığı

Obsesif kompulsif bozukluk önceleri az görülen bir hastalık olarak bilinirken şuan da toplumlarda her yüz kişiden iki üçünde görüldüğü tespit edilmiştir.

 

 

Kimlerde daha sık görülür?

Özellikle ergenlik döneminden itibaren görülen bu hastalık bazen küçük çocuklarda bile görülmektedir. Kadınlarda daha sık görülmesine karşın erkeklerde daha erken yaşlarda obsesif kompulsif bozukluğa rastlanmaktadır. Ruhsal hastalıklar arasında dördüncü sırada gelmektedir. Son zamanlarda toplumlarda astım ya da diyabet hastaları oranı kadar obsesif kompulsif bozuklukla karşılaşılmaktadır. Obsesif kompulsif bozukluğun oluşmasında kesin olmamakla beraber dört ana neden üzerinde durulmaktadır.

 

 

Obsesif kompulsif bozukluğun nedenleri

Genetik faktörler

Obsesif kompulsif bozukluk teşhisi konulan bir bireyde anne, baba ya da birinci derece diğer akrabalarında da bu rahatsızlığın görülmüş olması genetik olarak aktarıldığı düşüncesini baskın kılmaktadır.

 

Travmalı çocukluk çağı

Obsesif kompulsif bozukluğa maruz kalan çocukların, çocukluk çağında geçirilen ciddi travmaların sonucunda rahatsızlıkla karşı karşıya geldikleri gözlemlenmiştir.

 

Karakterize kişilik özellikleri

Mükemmeliyetçi, kuralcı, titiz ve ayrıntıya aşırı önem gösteren kişilerin bu rahatsızlığa yakalanmada yatkınlıkları daha fazladır.

 

Serotonin ve beyin işlevlerinde bozulma

Beyinde bulunan milyarlarca sinir hücrelerinden olan nöronlar, beynin normal işlevlerini yerine getirmesi için son derece önemlidir. Karmaşık ve komplike beyin yapısı içinde bu nöronlar elektrik sinyalleri ile iletişim kurarlar. Nörotransmiter ismi verilen bazı kimyasal maddeler bu elektrik sinyallerinin aktarılmasını sağlar. Serotonin dediğimiz madde de bir nörotansmiterdir. Serotonin seviyesinde düşme ile obsesif kompulsif bozukluk arasında bağlantı kurulmuştur. Serotoninde yaşanan dengesizliğin aileden çocuğa geçmesi de obsesif kompulsif bozukluğun genetik faktörlere bağlı gelişmesini desteklemektedir. Serotonin mutluluk hormonu olarak da adlandırılır. Serotonin seviyesindeki düşüş ile mutsuzluk, kaygı, endişe gibi duygularda artış gözlenir. Buna bağlı anksiyete, depresyon, obsesif kompulif bozukluk gibi ruh ve sinir hastalıkları görülür.

 

Belirtiler

Obsesif kompulsif bozukluk çeşitli şekillerde görülerek ortaya çıkar. Bu belirtiler birbirini takip eden olaylar şeklindedir.

 

Kuşku ve kontrol

En sık görülen obsesif kompulsif bozukluktur. Kişi birçok aletten, kapıdan, kilitten ya da fırının ocağı gibi nesnelerden kuşku duyar (kuşku obsesyonu). Sürekli kontrol etme ihtiyacı ile tekrar tekrar bu tür cihaz ve aletleri kontrol eder ( kontrol kompulsiyonu).

 

Bulaşma ve temizlik

Kişide temizliğe ilişkin aşırı derecede takıntılar gelişmiştir. Toza, mikroba, idrara, gaitaya, kimyasal maddelere ve ya deterjanlara karşı hemen bulaşmanın gerçekleştiği, sonrasında bunların hemen temizlenmesine dair aşırı takıntılı temizleme isteğinin oluşmasıdır. Örnek verdiğimiz maddelere karşı hemen bulaşmanın gerçekleşeceği duygusu bulaşma obsesyonu ve bunların hemen temizlenmesi isteği ise temizlik kompulsiyonudur.

 

Cinsel obsesyonlar

Obsesif kompulsif bozukluğa sahip olan bazı bireylerde toplumca hoş karşılanmayacağı bildiği halde ve kendine yakıştıramadığı halde bazı aşırı cinsel içerikli takıntıların oluşmasıdır. Örneğin bir çalışma ortamında bir erkeğin aklından bayan çalışma arkadaşlarına karşı yanlış anlaşılabilecek hareketleri geçirmesi ya da kontrolünü kaybedip sarkıntılık yapar mıyım düşüncesini takıntı haline getirmesi.

 

Biriktirme ve saklama

Bireyin ileride lazım olabilir düşüncesi ile gereksiz eşya ve malzemeleri saklayıp biriktirdiği ve toplumda sıklıkla görülen kompulsiyon şeklidir.

 

Dokunma

Obsesif kompulsif bozukluğa sahip bazı bireylerde kendileri için anlamlı ve önemli bir nesneye çoğu işlerini yapmadan önce dokunma ihtiyacının oluşmasıdır. Bunu yapmadıklarında başlarına kötü bir şey gelebileceği takıntısı oluşmuştur.

 

Simetri ve düzen

Toplumda yine sık görülen obsesif kompulsif bozukluk çeşididir. Kişide her şey belli bir simetriye ve düzene göre yerleştirilmiş olmalıdır. Hayatın her aşamasında ve her işte simetri ve düzenin hakim olmasını isterler.

 

Dini düşüncede oluşabilen obsesyonlar

Bu tür obsesyonlara sahip bireyler dini inançlarının gereğini yerine getirirken aynı zamanda karşıt fikirde sıkıntıya düşecekleri takıntılardan kendilerini alıkoyamazlar. İbadet sırasında bile sürekli karşıt fikirlere ait yoğun şüphe ve takıntı içinde olurlar.

 

Sayarak oluşan kompulsiyonlar

Bazı bireylerde de herhangi bir günlük olayda, bu olayı gerçekleştirirken belirli bir sayıya kadar saymadan işlerinin yolunda gitmeyeceğine dair takıntılar oluşur.

 

Kontrol kaybı ve saldırgan davranış obsesyonları

Bazı hastalarda elinde olmadan kontrol kaybı oluşabileceği ve bu kontrol kaybı ile çevresindekilere zarar verebileceği ve ya saldırgan tavırlar içinde olabileceği takıntıları görülebilmektedir.

Yukarıda belirttiğimiz durumlardan bende de var gibi düşüncelere kapılarak endişe duyabilirsiniz. Yazımızın girişinde belirttiğimiz gibi özen göstermeyi, temiz olmayı, titiz ve dikkatli olmayı veya eşya ve nesneleri kontrol etmeyi hemen obsesif kompulsif bozukluk olarak değerlendirmemek gerekir. Rahatsızlık olarak kabul görmesi için bu aktivitelerin günlük hayatı etkilemesi, kişinin günlük işlerinden ya da sosyal ilişkilerinden alıkoyması gerekir. Ancak böyle bir durumda rahatsızlık tanımı yapılır.

 

 

Obsesif kompulsif bozukluk tedavisi

Bu rahatsızlıkta iki tür tedavi vardır. Bazen tek başına bazen de birbirini destekleyecek şekilde tedavi yöntemi seçilir.

 

İlaç tedavisi

Obsesif kompulsif bozuklukta seçilen ilaçlar serotoninin geri alımını engelleme üzerine seçilir. Bu ilaçlar antidepresan sınıfından ilaçlardır. Beyinde azalan serotonin miktarının artırılmasına yönelik mekanizmları vardır. Etkilerinin görülmeye başlaması için en az iki hafta süre gerekir. Tedavinin sağlıklı devam edebilmesi için de on hafta ile iki yıl arasında süre gerekir. Antidepresan ilaçlar bir iki kullanımla etki edecek ilaçlar olmadığı gibi tedaviye devam edildiğinde de hemen bırakılmadan azaltılarak kesilmelidir. Muhakkak bir uzman kontrolünde başlanmalı ve bırakılmalıdır.

 

Bilişsel davranışçı tedavi

Obsesif hastalarda akıllarında oluşan kaygı ve endişelerden kaçmaya veya kaçınmaya çalıştıkça düşünceleri artmakta bu da hastaları, içinden çıkılmaz bir hale gelen kısır döngü içine sokmaktadır. Kısacası düşünceden kaçmaya çalışırken düşünce artmakta bu da hastayı daha zor bir duruma sokmaktadır.

Davranış tedavisi ile hastanın endişe ve kaygı veren düşünceler ile bir araya getirilmesi sağlanır (obsesyon durumu). Hastanın kaygıya sebep olan düşüncelerinin etkisini azalttığını düşündüğü tekrarlayan davranışlar (kompulsiyonlar) engellenmeye çalışılır. Buradaki amaç, rahatsızlık veren düşünceyi dindirmeye çalışmak ve bu duruma alışmaya sağlamaktır. Bu davranış tedavisidir.

Bilişsel tedavide amaç; hastalara rahatsızlık veren duygu ve düşüncelerin hasta üzerinde oluşturduğu sorumluluk algısını azaltırken tekrarlayıcı davranış ihtiyacından uzak tutmaktır. Düşüncelerin gerçeklik anlayışını azaltmaya yönelik bir çalışma yürütülür. Endişe veren düşüncelerin hastalara özellikle düşünmeleri gerektiği vurgulanır ve sonrasında hastada oluşan düşünce sonrası oluşabilecek felaket ya da sıkıntılı durumların olmadığı gösterilir. Beklenmeyen sonuçların gerçekleşmediğini gören hastalarda tedaviye uyum süreci daha hızlı ve etkili olmaktadır.

 

Obsesif kompulsif nasıl yenilir?

Obsesif kompulsif bozukluğa sahip bireylerde sosyal yaşamları içinde yer alan aile bireyleri ya da arkadaşları da konu hakkında titiz davranmalıdır. Rahatsızlığı olan bireyin dışlanma korkusu, içindekileri dışarı vuramama, yakın çevresi ile paylaşamaması hastalığın ilerlemesine sebep olabilir. Ayrıca kişiye verilecek destek ile uygulanan tedavilerden de daha yüksek verim alınacaktır. Obsesif kompulsif bozukluk bireyin kendi kendine teşhis koyabileceği bir hastalık değildir. Yukarıda belirttiğimiz obsesyon veya kompulsiyon durumlarına ilişkin şüpheniz varsa bir psikiyatri uzmanına başvurmanızı öneririz.

Obsesyon ve kompulsiyon nedir, belirtileri, tedavisi nasıl yapılır?

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Tüm Konular
Doğal Cilt Bakımı internet sitemizde doğal yağ, mineral ve benzeri malzemelerle (kozmetik ürün kullanmadan) sağlıklı bir cilde sahip olmanıza yardımcı olmak amacıyla yazılar paylaşıyoruz.

DogalCilt.com sitemizdeki bilgiler doktor tavsiyesi değildir: Bilgilendirme amacıyla kaleme alınan doğal cilt bakımı önerileridir ve bu önerilerin uygulanması kişiden kişiye farklı etkiler gösterebilir ve fayda sağlamayabilir. Doğal cilt bakımı önerilerinin uygulanması kişilerin kendi sorumluluğundadır ve önerilerin uygulanmasından kaynaklanabilecek sorunlardan DogalCilt.com sitemizin yazarları ve sahibi sorumluluk kabul etmez.