Sağlığınıza Faydalı 10 Bitkisel Çay

Buharı üstünde tüten lezzetli bitki çayları çoğu kişinin favorisi haline geldi. Gerçek şu ki bitki çayları, sahip oldukları muazzam lezzet ve sağlığa kazandırdıkları inanılmaz faydalardan ötürü asırlardır tüketilmekte olan besinlerdir.

Sıvı alımınızı kolaylıkla arttırmalarının yanı sıra, bitki çayları son derece besleyici bileşenler ihtiva etmektedir. Kahvenin aksine, pek çok sağlık sorununa yol açan kafein maddesini de bünyelerinde barındırmazlar.

Bitki çayları bitkilerin çiçek, gövde, tohum ve kabuk gibi farklı kısımlarından elde edilmektedir.

Ayrıca bitki çayı hazırlamak son derece kolaydır. Tek yapmanız gereken taze ya da kurutulmuş bir bitkiyi, bir miktar sıcak suya koyup 10 – 15 dakikalığına demlenmeye bırakmak.

Bu yazımızda sağlığınıza son derece faydalı olan 10 bitki çayını sizler için derledik.

 

 

1) Zayıflamak için Yeşil Çay

Sağlıklı bitki çaylarına dair hangi listeye bakarsanız bakın, mutlaka yeşil çayla başlayacaktır. Yeşil çayın sağladığı en büyük faydalardan birisi, kilo kaybına yardımcı olarak obeziteyle mücadele etmesidir. Obezite, kalp rahatsızlıklarından diyabete kadar pek çok sağlık sorununun ana sebeplerinden birisidir.

Yeşil çay metabolizmanın kalori yakmasını sağlayarak kilo vermeye olanak tanıyan epigallokateşin galat (EGKG) adı verilen bileşen açısından son derece zengindir.

2009 senesinde Uluslararası Obezite Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmada, yeşil çayın zayıflama ve kilo yönetimi üzerinde olumlu etkilerinin olduğu belirlenmiştir.

2014 senesinde Penn State tarafından yürütülen bir araştırmada, yeşil çayın içerisindeki EGKG bileşeninin vücudun yağ emme düzeyini sınırlayarak kilo alımını azalttığı ve böylelikle vücudun yağı kullanma kapasitesini arttırdığı ortaya konulmuştur.

Yeşil çay bünyesinde barındırdığı yüksek miktardaki antioksidanlar sayesinde, cilt dokusundaki hücreleri güçlendirerek vücudun erken yaşlanmaya karşı korunmasına yardımcı olur. Ayrıca çeşitli kirletici unsurların hücrelere zarar vermesini önler. Aynı zamanda kanserle savaşır, kalp hastalıklarını önler, şeker hastalığı riskini azaltır ve bağışıklığı kuvvetlendirir.

 

Çayı hazırlamak için:

1 veya 2 çay kaşığı kaliteli yeşil çay yaprağını bir bardağa koyun.

– Üzerine sıcak su ilave edin.

2-3 dakikalığına demlenmeye bırakın.

– Süzün, ardından üzerine bir miktar ham bal ekleyin ve tüketin.

– Günde 3 – 4 bardak içebilirsiniz.

 

 

2) Eklem İltihaplarını Hafifletmek için Zencefil Çayı

Bu keskin kokulu bitki oluşabilecek her türlü iltihaplanmaya karşı bireylerin favorisi olmuştur. Zencefil sahip olduğu iltihap önleyici karakteristikler sayesinde, eklem iltihabının meydana getirdiği ağrı ve iltihaplanmalara karşı son derece etkilidir.

Üstelik kan dolaşımını da hızlandırarak ağrılara karşı mücadele eder.

2001 senesinde Artrit ve Romatizma Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmada, zencefil özünün diz yapısında meydana gelen osteoartritin belirtilerini azaltmak açısından oldukça etkili olduğu ortaya konulmuştur.

2005 senesinde Tıbbi Besinler Dergisi’nde yayınlanan bir başka araştırmada, zencefilin belli iltihaplanma süreçlerini hücresel düzeyde etkilediği belirlenmiştir. Bu etki söz konusu bitkiyi artrit ve buna benzer diğer iltihaplanma süreçlerine karşı etkili kılmaktadır.

İltihap önleyici etkilerinin yanı sıra, zencefil antioksidan, antibiyotik, kanser önleyici, bulantı önleyici, spazm önleyici, mantar önleyici, virüs önleyici ve öksürük giderici karakteristiklere de sahiptir.

Zencefil çayı tüketmek mide bozulmalarını hafifletir, bulantıyı bastırır, stresi azaltır, soğuk algınlığıyla mücadele eder, adet sancılarını azaltır, bağışıklığı kuvvetlendirir, kan şekeri seviyesini normale çeker, iştahı düzenler ve mide ekşimesi ile şişliği giderir.

 

Çayı hazırlamak için:

1 yemek kaşığı zencefil dilimini 2 bardak suyla birlikte cezveye yerleştirin.

– Suyu kaynatın ve 10 dakikalığına demlenmeye bırakın.

– Zencefil parçalarını süzün.

– Üzerin bir miktar bal ile limon suyu ekleyin.

– Her gün 2-3 bardak tüketin.

 

 

3) Uykusuzluk için Papatya Çayı

Sağlıklı bitkisel çaylardan bahsediyorsak, listeye papatya çayını dahil etmemek büyük hata olurdu. Papatya çayı uykusuzluk ve buna benzer uyku rahatsızlıklarına karşı muazzam etkili bir içecektir.

Papatya bitkisi yaygın olarak yatıştırıcı ve uyku düzenleyici olarak nitelendirilmektedir. Bu etkisinin bünyesindeki flavonoid apigenin adı verilen ve beyindeki benzodiazepin reseptörlerine bağlanan bileşenden ötürü oluştuğu tahmin edilmektedir.

Papatya aynı zamanda antioksidan, kaygı giderici, mikrop önleyici, tahriş önleyici, iltihap önleyici, spazm önleyici, bulantı önleyici ve kanser önleyici karakteristiklere de sahiptir.

Düzenli olarak papatya çayı tüketmek baş ağrılarını giderir, kas sancılarını azaltır, stresi kontrol altında tutar, adet sancılarını hafifletir, mide problemlerini tedavi eder, zayıflamaya yardımcı olur ve bağışıklığı kuvvetlendirir.

Çayı hazırlamak için dilerseniz kuru dilerseniz de taze papatya yaprağı kullanabilirsiniz.

 

Çayı hazırlamak için:

1 çay kaşığı kurutulmuş papatya yaprağını (ya da 2 çay kaşığı taze papatya yaprağı) bir bardak sıcak suya ekleyin.

5 dakikalığına demlenmeye bırakın ve süzün.

– Bir miktar bal ekleyin ve sıcaklığını kaybetmeden tüketin.

Not: Hamilelerin ya da hamile kalma girişiminde bulunan bayanların bu bitkiden uzak durması gerekmektedir.

 

 

4) Hazımsızlık için Nane Çayı

Hazımsızlık veya buna benzer sindirimsel rahatsızlıklar yaşıyorsanız, nane sahip olduğu canlandırıcı ve ferahlatıcı tesirlerle sindirim sisteminizi fevkalade olumlu etkileyecektir.

Nane mide kaslarını ve bağırsakları gevşetir. Aynı zamanda mide krampları, şişlik ve buna benzer hassas bağırsak sendromu belirtilerini hafifletir.

Dahası yiyeceklerin midede daha rahat ilerlemesini sağlayarak bulantıyı ortadan kaldırır.

Nane yüksek miktarda barındırdığı mentol bileşeni sayesinde, beden ve zihin üzerinde rahatlatıcı ve ferahlatıcı tesirler ortaya koymaktadır. Aynı zamanda antioksidan, spazm önleyici, antibakteriyel, mantar önleyici, virüs önleyici ve gaz giderici karakteristiklere de sahiptir. Ayrıca yüksek miktarda manganez, bakır ve C vitamini ihtiva etmektedir.

Saymakla bitmeyen özelliklerine ilaveten kas spazmlarını tedavi eder, zayıflamaya yardımcı olur, stresle mücadele eder, ağız kokusunu ortadan kaldırır, baş ağrılarını yatıştırır, migreni tedavi eder, ağız sağlığına katkıda bulunur, alerjileri ve astımı önler.

 

Çayı hazırlamak için:

1 yemek kaşığı taze nane yaprağını bir cezvede sıcak su içerisinde 10 dakika demlenmeye bırakın.

– Yaprakları süzün.

– Biraz soğumaya bırakın ve için.

– Günde 3-4 bardak tüketebilirsiniz.

Ancak nane bitkisi sfinkter kasını gevşeterek mide asidinin özofagus içerisine geri gitmesine sebebiyet verdiği için, reflü hastalarının kullanımına uygun değildir.

 

 

5) Ağız Kokusu için Fesleğen Çayı

Son derece hoş bir kokuya sahip olan fesleğen ağız kokusuna karşı muazzam etkilidir.

Fesleğen ağızda koku meydana getiren bakterilere karşı savaşan antioksidanları ve antibakteriyel bileşenleri yüksek oranda içermektedir. Böylelikle diş eti iltihabı ve buna benzer diş eti hastalıklarını önlemektedir.

2005 senesinde Ağız Sağlığı ve Diş Kontrolü Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmada, fesleğen yapraklarını çiğnemenin ağız kokusuna sebebiyet veren mikrobiyal birikim üzerindeki etkisi değerlendirildi. Yaprakların çiğnenmesiyle birlikte, bu bitkinin yapraklarından elde edilen sıvı çözeltinin de ağız kokusuna karşı etkili olduğu tespit edildi.

Fesleğen aynı zamanda A, C, K vitaminleri ve manganez açısından da muazzam zengin bir bitkidir. Düzenli olarak fesleğen çayı tüketmek stresi azaltır, ruh halinizi iyileştirir, hazımsızlığı hafifletir, baş ağrılarını giderir, flatülansı (bağırsak gazı) tedavi eder, iştahı arttırır ve bağışıklığı kuvvetlendirir.

YAZI DEVAM EDİYOR
YAZININ DEVAMI

 

Çayı hazırlamak için:

2 çay kaşığı kurutulmuş fesleğen yaprağını bir bardağa koyun.

– Üzerine kaynamış su ilave edin.

– Üzerini örtün ve 10 – 15 dakikalığına demlenmeye bırakın.

– Dilerseniz bal ile lezzetlendirebilirsiniz.

– Günde 2-3 bardak tüketin.

 

 

6) Gırtlak İltihabı için Adaçayı

Gırtlak iltihabından muzdarip iseniz, bir bardak sıcak adaçayı tüketmeniz size anında rahatlama sağlayacaktır. Söz konusu bitki aynı zamanda boğazdaki tahriş ve iltihaplanmayı da yatıştırmaktadır.

Sahip olduğu antimikrobiyal karakteristikler sayesinde boğazda büyüme gösteren zararlı bakterinin gelişim sürecini yavaşlatarak, hem soğuk algınlığına karşı mücadele eder hem de boğazdaki tahriş hissiyatını yumuşatır.

2009 senesinde Avrupa Tıbbi Araştırma Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmada, ekinezya ve adaçayı ile hazırlanan karışımın, klorheksidin ve lidokain ile hazırlanmış sprey kadar etkili olduğu ortaya konulmuştur.

Aynı zamanda düzenli olarak adaçayı tüketmek, ruh halinizi iyileştirir, gerginliği azaltır, ağız sağlığını korur, hafızayı kuvvetlendirir, menopozal belirtileri azaltır, kalp sağlığını destekler ve sindirimi güçlendirir.

 

Çayı hazırlamak için:

– Bir bardağın içerisine 1 yemek kaşığı taze veya kurutulmuş adaçayı yaprağını koyun.

– Üzerine kaynamış su ilave edin.

5 dakikalığına demlenmeye bırakın, ardından süzün.

– Lezzetini ve etki oranını arttırmak adına bir miktar limon suyu ve bal ekleyip tüketin.

Not: Epilepsi hastaları ve hamile veya emziren bayanların bu bitkiden uzak durması gerekmektedir.

 

 

7) Kaygıyı Azaltmak için Limon Otu

Limon otu kaygıyı gidermek açısından son derece meşhur bir bitkidir.

Limon otu gevşetici ve sinir uyarıcısı görevi görmektedir. Böylelikle de gerginliği azaltmakta, uykuyu teşvik etmekte ve zihni yatıştırmaktadır.

2011 senesinde Akdeniz Beslenme ve Metabolizma Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmada, limon yaprağı özünün hafif – orta dereceli kaygı durumlarını gidermeye yardımcı olduğu ve buna bağlı semptomları ve uykusuzluk durumlarını iyileştirdiği tespit edildi.

2014 senesinde Beslenme Dergisi’nde yayınlanan bir başka araştırmada, limon otu ürünlerinin ruh hali ve performans üzerinde olumlu etkilerinin olduğu ortaya konuldu. Diğer taraftan limon otu içeceklerinin düşük kaygı düzeyi ve daha kuvvetli hafıza ile ilişkili olduğu belirlendi.

Limon otu doğal bir antioksidan, virüs önleyici, sıkılaştırıcı, antimikrobiyal ve antispazmodik bileşendir. Yaprakları fenolik bileşenler ve flavonoidler açısından son derece zengindir.

Düzenli olarak limon otu çayı tüketmek cildinizi daha genç bir görünüme kavuşturur, dikkati ve tetikliği arttırır, hafızayı keskinleştirir, karaciğeri destekler, kan şekeri seviyesini kontrol altında tutar ve iştahı arttırır.

 

Çayı hazırlamak için:

1 veya 2 çay kaşığı kurutulmuş limon otunu bir bardağa koyun.

– Üzerine kaynamış su ilave edin.

– İçilmeye uygun sıcaklığa erişene dek demlenmeye bırakın.

– Günde bir bardak tüketin.

 

 

8) Karaciğer Sağlığını Desteklemek için Karahindiba Çayı

Karahindiba karaciğeri canlandıran, temizleyen ve arındıran bir bitki türüdür.

Oldukça güçlü bir karaciğer uyarıcısı olan bu bitki, karaciğerde biriken yağın metabolize edilmesini sağlayarak karaciğerin daha düzgün çalışmasını sağlar. Aynı zamanda safra akışını arttırır ve karaciğerin toksinlerden arınmasına yardımcı olur.

2010 senesinde Etofarmakoloji Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmada, karahindiba kökünün hepatik rahatsızlıklar üzerindeki terapik etkileri ortaya konulmuştur.

2012 senesinde Tıbbi Gıda Dergisi’nde yayınlanan bir başka araştırmada, karahindiba bitkisinin hepatit, siroz ve karaciğer nakli vakalarıyla bağlantılı olan asetaminofen kaynaklı toksisiteye karşı karaciğeri koruyucu etkileri izah edilmiştir.

Karahindiba bitkisi demir, potasyum ve beta-karoten gibi esans minerallerle dolu olduğu gibi, bünyesinde A, C ve D vitaminlerini de ihtiva etmektedir.

Karahindiba çayı tüketmek kilo vermeye yardımcı olur, kan şekeri seviyesini normale çeker, vücudu toksinlerden arındırır, iştahı bastırır, iltihaplanmalarla mücadele eder, yüksek tansiyonu düzenler ve üriner (idrara ilişkin) rahatsızlıkları önler.

 

Çayı hazırlamak için:

2 çay kaşığı kurutulmuş karahindiba kökünü bir bardağa koyun.

– Birkaç dakikalığına kaynatın.

– Ocaktan alın ve 10 dakikalığına demlenmeye bırakın.

– Süzün ve tüketin.

 

 

9) Tansiyonu Düşürmek için Hibiskus Çayı

Hibiskus çayı kan basıncını kontrol altında tutmak için en iyi seçeneklerden birisidir.

Hibiskus bitkisi bünyesinde kötü huylu kolesterollerin oksidasyona uğramasını engelleyen antioksidanları içerir. Düşük Yoğunluklu Lipoproteinler (DYL) olarak da geçen kötü huylu kolesterol, damar tıkanıklığı ve kalp hastalıklarını tetikleyen yapılardır. Hibiskus aynı zamanda yüksek tansiyonu da düzenlemektedir.

2010 senesinde Beslenme Dergisi’nde yayınlanan bir araştırmada, düzenli olarak hibiskus çayı tüketmenin hafif ve orta derecede yüksek tansiyon problemlerinden muzdarip bireylerde kan basıncını düşürdüğü belirlenmiştir. Bu tespit, hibiskus bitkisinin tansiyondan muzdarip bireylerin beslenme programlarına dahil etmeleri gereken bir besin olduğuna dair kanıt niteliğindedir.

Hibiskus çayı aynı zamanda kolesterolü düşürür, sindirimi kuvvetlendirir, bağışıklık sistemini güçlendirir, iltihaplanma sorunlarını azaltır, karaciğer sağlığını destekler, kanser riskini azaltır ve metabolizmayı hızlandırarak sağlıklı ve kademeli bir zayıflama süreci sağlar.

 

Çayı hazırlamak için:

2 yemek kaşığı kurutulmuş hibiskus yaprağını iki bardak suya koyun.

– Kaynatın ve 10 dakikalığına demlenmeye bırakın.

– Yaprakları süzün, dilerseniz lezzet katmak adına bir miktar bal ve limon suyu da ekleyebilirsiniz.

– Günde 2-3 bardak tüketin.

Not: Eğer hamileyseniz veya emziriyorsanız, söz konusu bitki durumu güçleştirecek etkiler ortaya çıkarabileceğinden uzak durmanız gerekmektedir.

 

 

10) Bağışıklığı Kuvvetlendirmek için Kuşburnu Çayı

Kuşburnu bitkisi bağışıklığı kuvvetlendiren C vitamini açısından son derece zengindir. Kuşburnu bir adet portakaldan 20 kat daha fazla C vitamini ihtiva etmektedir.

Son derece kuvvetli bir antioksidan olan C vitamini, bağışıklık sistemi ve doku sağlığı açısından büyük ehemmiyet arz etmektedir. C vitamini hem virüs hem de bakteri kaynaklı enfeksiyonlara karşı mücadele etmektedir.

Antioksidanlar cildin esneklik ve sıkılığını düzenleyerek, ince çizgiler, derin kırışıklıklar ve kahverengi yaşlılık lekeleri gibi yaşlanma belirtilerini azaltır.

Üstelik kuşburnu böbreküstü fonksiyonlarını arttırarak bireye daha çok enerji ve tetiklik kazandırır.

 

Çayı hazırlamak için:

4 yemek kaşığı kurutulmuş kuşburnu yaprağını bir cezveye koyun.

– Üzerine 4 bardak su ilave edin.

– Kaynatın ve 5 dakikalığına demlenmeye bırakın.

– Ardından süzün ve içilebilir sıcaklığa eriştiğinde tüketin.

Zayıflatan, cildi gençleştiren, kırışıklıkları azaltan ve daha onlarca faydası bulunan şifalı bitki çayları.


Bu konuda daha detaylı bilgi almak için lütfen aşağıdaki yorum bölümüne aklınıza takılanları yazınız.

Bu yazı 201 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

soru sorun
  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Tüm Konular
Doğal Cilt Bakımı internet sitemizde doğal yağ, mineral ve benzeri malzemelerle (kozmetik ürün kullanmadan) sağlıklı bir cilde sahip olmanıza yardımcı olmak amacıyla yazılar paylaşıyoruz.

DogalCilt.com sitemizdeki bilgiler doktor tavsiyesi değildir: Bilgilendirme amacıyla kaleme alınan doğal cilt bakımı önerileridir ve bu önerilerin uygulanması kişiden kişiye farklı etkiler gösterebilir ve fayda sağlamayabilir. Doğal cilt bakımı önerilerinin uygulanması kişilerin kendi sorumluluğundadır ve önerilerin uygulanmasından kaynaklanabilecek sorunlardan DogalCilt.com sitemizin yazarları ve sahibi sorumluluk kabul etmez.