Cevizin 7 Faydası ve Ceviz Besin Değeri

Ceviz Besin değeri

Çoğu zaman en basit gıdalar sağlığınız için en iyi olanlardır. Olaya bu açıdan yaklaştığımızda karşımıza kuruyemiş gibi basit bir kategori çıkıyor. Tabiat ana protein, sağlıklı yağlar, lif, bitkisel steroller, antioksidanlar, vitamin ve mineraller gibi bedenimizi ayakta tutan bütün bileşenleri bu kategoride tek bir çatı altında bizlere sunuyor.

Şimdi ise kuruyemiş dünyasının kralını anlatacağız sizlere, cevizi. Çünkü yapılan araştırmalar cevizin çok az miktarda tüketilse dahi sağlığa mükemmel düzeyde faydalar sağladığını gözler önüne seriyor.

Günde yalnızca 30 gram ceviz tüketmek (7 tane cevize tekabül ediyor) bedenimize sayısız yarar sağlıyor.

 

 

Ceviz Yemeniz İçin 7 Temel Sebep

Ceviz ağaç yemişi familyasına ait bir besin olup Brezilya cevizi, kaju fıstığı, fındık, makademya fındığı, pekan cevizi, çam fıstığı ve antep fıstığı ile aynı familyadan gelmektedir. Burada saymış olduğumuz her bir yiyecek kendine has besin değerlerine sahiptir.
Örneğin 1,5 bardak ceviz vücudun günlük bitkisel omega 3 yağı ihtiyacının tamamından fazlasını karşılamakta, aynı zamanda yüksek miktarda bakır, manganez, molibden ve biyotin ihtiva etmektedir. Cevizlerle alakalı yapılan bilimsel araştırmaların sonuçlarını tek tek sizler için derledik.

 

1) Kanserle Mücadele Eder

Ceviz tüketimi hem prostat hem de göğüs kanserinin oluşma riskini önemli ölçüde azaltmaktadır. Yapılan bir araştırmada 18 hafta boyunca 70 gram ceviz tüketen farelerin prostatlarındaki tümörlerin başka yiyeceklerle beslenen farelere nazaran çok daha yavaş büyüme gösterdiği ve daha küçük ebatlarda olduğu gözlemlenmiştir.

Ayrıca ceviz tüketiminin prostat kanserinin büyüme hızını %40 seviyesinden %30 seviyesine indirdiği gözlemlenmiştir. Fareler üzerinde yapılan bir diğer araştırmada ise günde iki avuç ceviz tüketiminin göğüs kanseri riskini ve tümörün büyüme hızını yarı yarıya azalttığı tespit edilmiştir.

 

2) Kalbe İyi Gelir

Cevizin içindeki l-arginin adlı aminoasit kalp rahatsızlıklarından muzdarip olan ya da kalp hastalığı geçirme riski bulunan bireyler için vasküler (damar yapısı) anlamda fevkalade faydalar sağlamaktadır.

Eğer uçuk probleminiz varsa ceviz tüketimini azaltmanız gerekebilir. Çünkü cevizin içerisindeki arginin aminoasidi yüksek miktarda tüketildiğinde lizin aminoasidinin vücuttaki miktarını oldukça azaltır, bu durum da uçuk rahatsızlığını tetikleyebilir.

Ceviz aynı zamanda bünyesinde bitkisel bazlı bir omega 3 yağı olan alfa lineleik asidini de(ALA) barındırır. Bu asit iltihap önleyici özelliklere sahip olmakla birlikte kan pıhtısında meydana gelebilecek mikrop oluşumlarını engellemektedir. Yapılan araştırmalar yüksek miktarda ALA tüketen bireylerin ölümcül kalp krizi geçirme riskinin çok daha az olduğunu ve söz konusu asidin ani kardiyaklardan kaynaklı ölüm riskini yarı yarıya azalttığını kanıtlamıştır.

Günde yalnızca dört tane ceviz tüketmenin kandaki ALA seviyesini önemli ölçüde arttırdığı ve kolesterol seviyesini sağlıklı düzeye çektiği tespit edilmiştir.

Ayrıca yapılan pek çok farklı araştırma göstermiştir ki, günde yalnızca 30 gram ceviz tüketmek bireylerde kardiyovasküler(kalp ve damarlara ilişkin) rahatsızlık görülme riskini azaltmakta ve kalp ve damar rahatsızlığı olan bireylerde ise ölüm riskini önemli ölçüde düşürmektedir.

 

 

3) Son Derece Ender ve Güçlü Antioksidanlar İçerir

Antioksidanlar sağlığımız açısından hayati önem taşır. Çünkü vücudumuzdaki serbest radikallerle mücadele ederek yaşlanmayı yavaşlatırlar. Yani bu da kalbimizde zamanla yaşlanmadan ötürü meydana gelebilecek bozulmaları da önledikleri anlamına gelmektedir.

Cevizler dünyada yalnızca birkaç besinde bulunan son derece ender ve güçlü antioksidanları bünyesinde barındırır. Juglon (5-hidroksi-1, 4-naftalindion), tellimagrandin ve flavonol moren bu antioksidanlardan bazılarıdır.

Cevizin içeriğindeki antioksidanlar öylesine güçlüdür ki serbest radikalleri adeta süpürürler ve bilim insanları onlara “olağanüstü” lakabını vermiştir. Yapılan araştırmalar cevizin içeriğindeki polifenollerin kimyasal reaksiyonların karaciğer üzerinde bırakacağı hasarı önemli ölçüde azalttığını ortaya koymuştur.

Yine yapılan bir başka araştırma da cevizin kuvvetli bir antioksidan olduğunu tespit etmiştir. Kuruyemiş ailesinde en güçlü etkiye sahip polifenollerin cevizde bulunduğu deneylerle kanıtlanmıştır. Aynı zamanda en güçlü lipoprotein kaynaklı antioksidan aktivitelerinin de yine cevizde olduğu ortaya konmuştur. Bilim adamları vaziyeti şöyle izah etmiştir:

“Cevizin içeriğindeki antioksidanlar lipoproteinlerle bağ kurarak canlı bünyesinde vuku bulan oksidatif proseslerin damar tıkanıklığına yol açmasına mani olmaktadır. İnsanlar üzerinde yapılan çalışmalarda cevizin kilo alımına sebep olmaksızın lipit profilinde ve endotel fonksiyonlarda artış sağladığı ve iltihaplanmaları azalttığı belirlenmiştir.”

 

 

4) Kilo Kontrolü

Beslenme programınıza ceviz gibi kuruyemişleri dahil etmek kilonuzu ideal seviyede tutmanıza yardımcı olacaktır. 31 deneğin kullanıldığı bir araştırmada, beslenme programlarına ekstradan kuruyemişleri dahil eden veya tükettikleri besinlerin yerine kuruyemiş tüketen bireylerin yaklaşık olarak 750 gr civarı kilo kaybettikleri ve bel çevrelerinde 1,5 cm’lik bir incelme olduğu gözlemlenmiştir. Aynı zamanda ceviz tüketiminin yalnızca üç gün gibi kısa bir süre sonra bireyde tokluk hissi yarattığı gözlemlenmiştir.

 

 

5) Erkeklerde Üreme Sağlığını Düzene Sokar

Cevizin en az bilinen faydalarından birisi de erkeklerin üreme sağlığına kazandırdığı olumlu etkilerdir. Batı tarzı beslenme programına sahip erkeklerin her gün düzenli olarak 75 gram ceviz tüketmesinin spermin kalitesini ve hareketliliğini önemli ölçüde arttırdığı gözlemlenmiştir.

 

 

6) Beyin Sağlığı

Ceviz bünyesinde E vitamini, folat, melatonin, omega-3 yağları ve antioksidanlar gibi pek çok sinir koruyucu bileşen barındırır.

Yapılan araştırmalar ceviz tüketiminin beyin sağlığını desteklediğini ve genç yetişkinlerde olayları idrak etme yetilerini arttırdığını kanıtlamıştır.

Yapılan bir diğer araştırma ise ceviz gibi yüksek antioksidan içeren besinleri tüketmenin yaşlanma sonucu meydana gelen oksidatif stresin bireyde oluşturduğu kırılganlığı azalttığı, ömrü uzattığı ve zihinsel dinginliği sağlayarak idrak yetisini arttırdığı kanıtlanmıştır.

 

 

7) Diyabet

Cevizin içerisindeki yağların tip 2 diyabet rahatsızlığından muzdarip bireylerin metabolizma fonksiyonlarında artış sağladığı belirlenmiştir. Günde 1,5 bardak ceviz tüketen kilolu tip 2 diyabet hastalarındaki insülin miktarının tüketmeyenlere nazaran çok daha az miktarlarda seyrettiği gözlemlenmiştir. Söz konusu bu yarar ilk üç aylık süreçte kendini göstermiştir.

 

 

Neden Ceviz Kabuğu Yemelisiniz?

Cevizin hemen dış kısmında yer alan beyazımsı ve yapraksı tabaka biraz acı bir tada sahiptir. Ancak onu soymamalısınız. Cevizdeki antioksidanların %90’ının o dış tabakada yer aldığı düşünülmektedir. Bu da cevizin en sağlıklı kısmını o tabaka yapmaktadır. Sağlığınız açısından daha olumlu sonuçlar alabilmek için işleme maruz bırakılmış cevizler yerine organik ve çiğ yapıda olanları tüketin.

Bilmeniz gereken bir diğer önemli husus ise cevizin kolay bozulabilen bir yapıya sahip olduğudur. Eğer kabuğu soyulmuş cevizlerden alacaksanız, buruşmuş yapıda olmamasına, kötü kokmamasına ve taze olmasına çok dikkat edin. Cevizleriniz kabuklu da olsa kabuksuz da olsa, mutlaka buzdolabınızda hava geçirmez saklama kapları içerisinde muhafaza edin. Ceviz atıştırmalık olarak kolaylıkla tüketilebilmesi yönünden fevkalade bir besindir. Ancak tadını beğenmiyorsanız eğer, cevizlerinizi ezerek meyve sularınızın içerisine de katabilirsiniz. Dilerseniz diğer sağlıklı kuruyemiş çeşitlerini de deneyebilirsiniz.

Cevizlerinizin kalitesini bir geceliğine suda bekleterek arttırabilirsiniz. Bu işlem cevizin içerisindeki fitik asidin ve bazı enzim inhibitörlerinin miktarını azaltacaktır. Beklettikten sonra 20-25 derece sıcaklıkta gevreğimsi hallerini geri kazanana dek kurutabilirsiniz. Zira gevreğimsi yapıdayken çok daha lezzetli olmaktadırlar.

 

 

Ceviz Besin Değeri ve Sağlığa Faydaları

Cevizler(juglans regia) ceviz familyasına mensup olan bir ağaç yemişidir.

Köken olarak Akdeniz ve Orta Asya bölgelerine dayanan ceviz binlerce yıldır insanoğlunun tüketmekte olduğu bir besindir.

Ceviz bünyesinde diğer çoğu besinden çok daha fazla omega 3 yağı ve antioksidan barındırır. Ceviz tüketmek beyin sağlığını fevkalade olumlu etkilemekte ve aynı zamanda kalp hastalıklarını ve kanseri önlemektedir.

Ceviz çoğu zaman atıştırmalık olarak tüketilen bir besindir. Ancak salatalarda, pastalarda, kahvaltı gevreklerinde, çorbalarda ve unlu mamüllerde de rahatlıkla kullanılabilmektedir.

Söz konusu besin salatalarımıza eşsiz bir lezzet katan ceviz yağı üretiminde de kullanılmaktadır.

Bölgesine göre adi ceviz, İngiliz cevizi ve İran cevizi olarak da anılmaktadır.

Bu çerçevede bilinen bir diğer tür ise siyah doğu cevizidir(juglans nigra) ve Kuzey Amerika’da fazlasıyla bulunmaktadır.

 

 

Besin Değerleri

Cevizin %65’i yağdan oluşmaktadır. Ayrıca az da olsa protein barındırmaktadır (Yalnızca %15 civarı).

Cevizin içeriğindeki karbonhidrat miktarı düşüktür ve bu karbonhidratların çoğunu lifler meydana getirmektedir.

 

100 gram cevizin besin değerlerine bakacak olursak:

– 654 Kalori
– %4 su
– 15,2 gr protein

– 13,7 gr karbonhidrat
– 2,6 gr şeker
– 6,7 gr lif
– 65,2 gr yağ
– 6,13 gr doymuş yağ
– 8,93 gr tekli doymamış yağ
– 47,17 gr çoklu doymamış yağ
– 9,08 gr Omega 3 yağı
– 38,09 gr Omega 6 yağı
– Trans yağ bulunmamaktadır.

 

 

Yağlar

Ceviz %65 oranında yağ içermektedir.

Diğer kuruyemişler gibi cevizin de sağladığı enerjinin çoğu yağlardan gelmektedir. Bu da onu enerji verici ve yüksek kalorili bir besin yapmaktadır.

Ancak her ne kadar içerdiği kalori ve yağ miktarı fazla olsa da, yapılan araştırmalar ceviz tüketiminin herhangi bir şekilde obeziteye yol açmadığını ortaya koymuştur.

Ceviz aynı zamanda bünyesinde diğer kuruyemişlere nazaran daha fazla çoklu doymamış yağ içerir. Bunlardan en çok bulunanı ise bir omega 6 yağ asidi olan linoleik asittir.

Bunun yanı sıra ceviz oldukça sağlıklı bir omega 3 yağı olan alfa linolenik asit(ALA) bileşenini de bünyesinde fazlasıyla barındırmaktadır. Bu bileşenin toplam yağ miktarı içerisinde bulunma oranı %8 ile %14 arasında değişmektedir.

Hatta aslına bakarsanız ALA içeren tek kuruyemiş çeşidi cevizdir.

ALA kalp sağlığına son derece faydalı bir bileşendir. Aynı zamanda iltihaplanmaları önlemekte ve kanda bulunan yağ moleküllerini düzene sokmaktadır.

ALA bileşeni aynı zamanda uzun zincirli birer omega 3 yağ asidi olan ve sağlığa faydaları saymakla bitmeyen EPA ve DHA bileşenlerinin de oluşumunda öncü rol oynamaktadır.

 

Sonuç:

Ceviz ağırlıklı olarak çoklu doymamış yağlardan oluşmaktadır. Aynı zamanda sağlığa fevkalade faydaları olan omega 3 yağını da bünyesinde fazlasıyla barındırmaktadır.

 

 

Vitamin ve Mineraller

Ceviz mükemmel bir vitamin ve mineral kaynağıdır. Bu çerçevede cevizin içindekileri sayacak olursak:

– Bakır: Kalp sağlığı için büyük önem arz eder. Aynı zamanda kemik sağlığını desteklemekte ve sinir ve bağışıklık sistemlerini güçlendirmektedir.

– Folik Asit: B9 vitamini ve folat isimleriyle de bilinen bu bileşen, bedenin biyolojik fonksiyonlarını destekler. Öyle ki, hamile bayanlarda folik asit yetersizliği olursa doğum sırasında problemler meydana gelebilir.

– Fosfor: Vücudumuzun %1’ini meydana getiren bu bileşen kemik yapısında yer almaktadır. Vücudumuzda pek çok fonksiyona sahiptir.

– B6 Vitamini: Bağışıklık sistemini ve sinir sağlığını desteklemektedir. Vücutta B6 eksikliği anemiye yol açabilir.

– Manganez: Bu iz minerali kuruyemişlerde, tahıllarda, meyve ve sebzelerde fazlasıyla bulunmaktadır.

– E Vitamini: Ceviz diğer kuruyemişlere nazaran bünyesinde E vitaminin özel bir yapısı olan gama-tokoferol bileşenini çok daha fazla miktarda barındırmaktadır.

 

Sonuç:

Ceviz mükemmel bir vitamin ve mineral kaynağıdır. Bakır, folik asit, fosfor, B6 vitamini, manganez ve E vitamini bu bileşenlerden bazılarıdır.

 

 

Diğer Bitkisel Bileşenler

Ceviz içeriğinde pek çok biyoaktif bitkisel bileşen barındırmaktadır.

Bilhassa cevizin dışındaki kahverengi kabuk antioksidan açısından çok zengindir.

Ayrıca yapılan bir araştırmada Amerika’da sıklıkla tüketilmekte olan tam 1113 yiyecek arasından cevizin en çok antioksidan içeren ikinci besin olduğu belirlenmiştir.

 

 

Bu bitkisel bileşenlerden bazılarını sıralarsak:

– Elajik asit: Bu antioksidan ve elajitanin adı verilen diğer benzer bileşenler cevizin içerisinde yüksek oranda bulunmaktadır. Elajik asit kalp rahatsızlıklarının oluşma riskini azaltmakta ve kanser oluşumunu engellemektedir.

– Kateşin: Kateşin sağlığa pek çok faydası bulunan flavonoid yapıda bir antioksidandır. Aynı zamanda kalp sağlığını da desteklemektedir.

– Melatonin: Bu nörohormon(sinir iç salgısı) vücudun biyolojik saatini düzene sokmaktadır. Aynı zamanda oldukça güçlü bir antioksidan olup kalp hastalıklarının oluşma riskini azaltmaktadır.

– Fitik asit: Fitat ismiyle de bilinen fitik asit, vücutta çinko ve demir gibi minerallerin emilimini azaltıcı etki göstermektedir.

 

Sonuç:

Ceviz antioksidan açısından oldukça zengin bir besindir. Elajik asit, kateşin ve melatonin bu antioksidanlardan bazılarıdır.

 

 

Cevizin Sağlığa Faydaları

Ceviz tüketiminin sağlığa pek çok faydası vardır. Kalp hastalıklarının oluşma riskini azaltmak, kanseri önlemek ve beyin fonksiyonlarını geliştirmek bu faydalardan yalnızca birkaçıdır.

 

 

Kalp Sağlığı

Kalp hastalıkları, ya da diğer bir ifadeyle kardiyovasküler rahatsızlıklar, kalp damarlarında meydana gelen kronik rahatsızlıklar sonucu meydana gelen durumlar olarak tanımlanabilir.

Çoğu kalp rahatsızlığı vakası kuruyemiş tüketmek gibi sağlıklı alışkanlıklar vasıtasıyla önlenebilmektedir.

Bu alışkanlıklara ceviz tüketmek de dahildir. Hatta yapılan araştırmalar ceviz tüketiminin aşağıda belirteceğimiz etkileri sayesinde kalp hastalıklarını önlediği tespit edilmiştir:

– Kötü kolesterol seviyesini düşürür.
– İltihaplanmayı azaltır.
– Arterlerde plak oluşumu riskini azaltarak kan damarlarının sağlıklı çalışmasını sağlar.

Cevizin bu etkileri içeriğindeki faydalı yağlardan ve antioksidanlardan ileri gelmektedir.

 

Sonuç:

Ceviz sağlıklı yağlar ve antioksidanlar açısından oldukça zengin bir besindir. Bu çerçevede ceviz tüketimi kalp

hastalıklarını tetikleyecek durumları ortadan kaldırmaktadır. Hele ki beraberinde başka sağlıklı alışkanlıklar da edinirseniz bu etki ziyadesiyle artacaktır.

 

 

Kanseri Önler

Kanser hücrelerin anormal büyümesi sonucu ortaya çıkan ve çeşitli türevleri olan bir hastalıktır.
Sağlıklı beslenmek, spor yapmak ve sağlığa zarar verecek alışkanlıklardan kaçınmak bu rahatsızlığın ortaya çıkma riskini önemli ölçüde azaltmaktadır.

Ceviz içeriğindeki yararlı bitkisel bileşenler sayesinde, kanseri önlemek adına büyük rol oynamaktadır.

Ceviz bünyesinde kanser düşmanı pek çok bioaktif bileşen barındırır. Bunlardan bazıları:
– Bitki sterolleri
– Gama tokoferol
– Omega 3 yağ asitleri
– Elajik asit ve buna benzer diğer bileşenler
– Antioksidan görevi gören çeşitli polifenoller

Yapılan bilimsel araştırmalar düzenli ceviz tüketiminin kolon ve prostat kanserinin oluşma riskini önemli ölçüde azalttığını ortaya koymuştur.

Benzer şekilde hayvanlar üzerinde yapılan araştırmalarda ceviz tüketiminin göğüs, prostat ve böbreklerde kanser hücrelerinin gelişimini önlediği ortaya çıkmıştır.

Ancak böylesine güçlü iddiaların devamını getirebilmek için bilimsel olarak insanlar üzerinde gerçekleştirilmiş deneylere ihtiyacımız var.

 

Sonuç:

Ceviz tüketimi kanserin belli başlı türevlerinin oluşum riskini azaltmaktadır. Ancak bu hususla alakalı kesin konuşabilmek adına daha fazla bilimsel çalışmaya ihtiyacımız var.

 

 

Beyin Sağlığı

İnsanlar üzerinde yapılan araştırmalar ceviz tüketiminin beyin sağlığını geliştirdiğini ortaya koymuştur. Aynı zamanda depresyon ve yaşlanma gibi etmenlerin beyin fonksiyonlarında meydana getirebileceği zararları azalttığı belirlenmiştir.

Yaşlılar üzerinde yapılan bir araştırmada düzenli ceviz tüketiminin beyin fonksiyonlarında artış sağladığı gözlemlenmiştir.

Ancak ne yazık ki bu çalışmalar sadece gözleme dayalı çalışmalardır. Bu nedenle söz konusu çalışmalardaki bireylerin beyin fonksiyonlarında meydana gelen artışın cevizden kaynaklandığını kesin olarak söyleyemeyiz. Bu çerçevede yalnızca ceviz tüketimi üzerine yapılan bir araştırma sayesinde daha sağlam kanıtlar elde etmiş bulunmaktayız.

Tam 64 genç yetişkin üzerinde uygulanan 8 haftalık bir çalışmada, ceviz tüketiminin bireylerin idrak yetisini geliştirdiği kanıtlanmıştır. Ancak bireylerin hafızasında, ruh hallerinde yani diğer bir ifadeyle sözel olmayan kısımlarında meydana gelen gelişmeler saptanamamıştır.

Ancak yine de ceviz tüketiminin hayvanlardaki beyin fonksiyonlarını geliştirdiği ortaya konmuştur.

Yapılan bir diğer araştırmada alzheimer rahatsızlığı olan farelere tam 10 ay boyunca her gün ceviz yedirilmiş, neticede ise hafızalarında ve öğrenme kapasitelerinde önemli artışlar olduğu gözlemlenmiştir.

Benzer şekilde yaşlı fareler üzerinde yapılan bir araştırmada, sekiz hafta boyunca ceviz tüketen farelerin beyinlerinde yaşlılıktan kaynaklı zararların oldukça azaldığı belirlenmiştir.

Bu bahsi geçen etkiler yüksek ihtimalle cevizin içeriğindeki antioksidanlar sayesinde oluşmaktadır. Tabii içeriğindeki omega 3 yağ asitleri de bu çerçevede önemli role sahiptir.

 

Sonuç:

Ceviz tüketimi beyin fonksiyonlarını geliştirmekte ve Alzheimer rahatsızlığının ilerleme sürecini yavaşlatmaktadır. Ancak bu etkilerle alakalı elimizde yeterli kanıt bulunmamakta ve insanlar üzerinde daha fazla araştırmanın gerçekleştirilmesi gerekmektedir.

 

 

Olumsuz Etkileri ve Bireysel Durumlar

Genel çerçeveden bakıldığında ceviz fevkalade faydalı bir besindir. Ancak bazı bireylerde alerjik reaksiyonlara sebebiyet verebilmektedir.

Ceviz aynı zamanda bazı bireylerde mineral emilimini azaltıcı etki gösterebilmektedir.

 

 

Ceviz Alerjisi

Ceviz en alerji yapıcı sekiz besin arasında yer almaktadır.

Buna ek olarak cevizin yol açtığı alerjik reaksiyonlar oldukça şiddetli olmaktadır. Ceviz bazı durumlarda anafilaksiye (alerjik şok) yol açabilmektedir. Anafilaksi tedavi edilmezse ölümcül sonuçlar doğuran bir rahatsızlıktır.

Cevize alerjisi olan bireylerin bu besini tüketmemesi gerekmektedir.

 

 

Mineral Emilimini Azaltma

Tüm tohumlar gibi ceviz de bünyesinde yüksek oranda fitik asit barındırır.

Fitik asit ya da diğer bir adıyla fitat, demir ve çinko gibi minerallerin vücuttaki emilimini azaltıcı etki gösteren bir bitkisel bileşendir. Bu etki yalnızca yüksek oranda fitat içeren besinlerin sindiriminde ortaya çıkmaktadır.

Yüksek oranda fitik asit ve düşük oranda demir ve çinko tüketen bireylerde mineral eksikliği görülme riski oldukça fazladır.

 

Sonuç:

Ceviz aslında son derece sağlıklı bir besindir. Ancak bazı bireylerde alerjik reaksiyonlara sebebiyet verebilmektedir.

Ayrıca bazı bireylerde mineral emilimini azaltıcı etki gösterebilmektedir.

 

 

Özet

Ceviz besin değeri yanında içeriğinde bulunan kalp dostu yağlar ve yüksek oranda antioksidan nedeni ile kalp sağlığı ve ateroskleroz için koruyucu niteliktedir.

Buna ilaveten düzenli ceviz tüketimi beyin fonksiyonlarını geliştirerek kalp hastalıklarının ve kanserin ortaya çıkma riskini azaltmaktadır.

Cevizler yalnız başlarına da tüketilebilir, yemeklerin üzerine serpiştirilerek de. Bu yüzden beslenmenize dahil etmeniz oldukça kolaydır.

Kısacası ceviz yemeniz sağlığınızı düzene sokmanın en kolay yollarından birisidir.

Cevizin saymakla bitmeyen faydaları, besin değerleri ve az da olsa yan etkilerini anlatan bilgilendirme yazısı.

Cevizin saymakla bitmeyen faydaları, ceviz besin değeri ve az da olsa aşırı tüketiminde olası yan etkilerini anlatan bilgilendirme yazısı.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum

  • Bir Yorum Bırak




  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Tüm Konular
error: Kopyalamak mümkün değil !