Vücutta Çinko Eksikliği Olduğunu Gösteren 8 Belirti ve Düzeltme Yolları

Çinko sağlıklı bir bağışıklık sistemi ve DNA onarımı için hayati önem taşıyan bir iz mineralidir. Aynı zamanda oksidatif bozulmalara karşı savaşan, hücre bölünmesinde ve büyümede kilit rol oynayan, tat ve koku gibi duyularımızın sağlıklı çalışmasını sağlayan, yaraların iyileşme sürecini hızlandıran ve karbonhidrat, yağ ve protein gibi bileşenlerin doğru bir şekilde parçalanmasını sağlayan bir mineraldir.

Açık ve net bir şekilde ifade edebiliriz ki, vücutta çinko eksikliği (dünya genelinde yaklaşık olarak iki milyar kişinin muzdarip olduğu bir durum) genel anlamda çok büyük sorunlara davetiye çıkaracaktır.

Sizler için derlediğimiz bu yazıyı okuyarak böyle bir sorunla karşıya karşıya olup olmadığınızı anlayabilirsiniz. Eğer söz konusu durum sizde de varsa, ne yapmanız gerektiğini yine bu yazıda bulabilirsiniz.

 

 

Çinko Neden Bu Kadar Önemlidir?

Çinko her anlamda ihtiyaç duyacağınız bir temel mineral olma özelliğini taşır. Çünkü başta hücresel metabolizmalar olmak üzere, vücudumuzda yaklaşık olarak 300 enzimin görev aldığı pek çok tepkimede katalizör görevi görmektedir.

Hamilelik sürecinde olan kadınlar için de fevkalade önem arz etmektedir. Çünkü bu süreçte vücuttaki çinko miktarının ideal seviyede tutulması, bebeğin sağlıklı bir şekilde büyümesinde kilit rol oynar.

Çinkonun yokluğu pek çok sağlık sorununa davetiye çıkardığından ötürü, bedenimizin kendi başına salgılayamadığı söz konusu bu minerali her gün düzenli beslenerek vücudumuza kazandırmak zorundayız.

 

 

Peki Kimler Bu Riskle Karşı Karşıya?

Bazı bireylerde bu sorunla karşılaşma olasılığı diğerlerine nazaran daha fazladır. Söz konusu bu şahısların kimler olduğunu izah edecek olursak:

– Düzensiz beslenen şahıslar

– Vejeteryanlar. Çünkü çinko biyolojik olarak en çok hayvansal ürünlerde bulunmaktadır.

– Ülser, Crohn Hastalığı, kısa bağırsak sendromu ve ishal gibi sindirimsel rahatsızlıkları olan şahıslar

– Kronik karaciğer hastalığı ve böbrek taşı bulunan şahıslar

– Şeker hastaları

– Alkolikler. Çünkü alkol vücuttaki çinko emilimini azaltarak idrar yoluyla dışarı atılmasına sebep olmaktadır.

– Yüksek miktarda demir takviyesi alan şahıslar

– Hamile ve emziren bayanlar

 

 

Çinko Eksikliğinizin Olduğunu Gösteren 8 Belirti

Çinko eksikliğinizin olduğundan mı endişe ediyorsunuz? O halde şimdi size vereceğimiz ipuçları sayesinde böyle bir sorununuzun olup olmadığını anlayabilirsiniz.

 

1) Zayıf Bağışıklık Sistemi

Eğer vücudunuzda çinko eksikliği söz konusuysa, bu durumun bedeninizde oluşturacağı ilk etkilerden birisi daha sık şekilde hasta olmanızdır.

Vücudumuzu hastalıklara karşı koruyan bağışıklık sistemi, tükettiğimiz besinler vasıtasıyla ayakta kalan bir sistemdir. Bu besinler arasında çinko da bulunuyor.

Çinko hücre büyümesinde ve vücudumuzu hastalıklara karşı savunan akyuvarların üretilmesinde kilit rol oynamaktadır. Benzer şekilde hücre ölümlerinde de önemli role sahip olan bu mineral, vücutta artık ihtiyaç duyulmayan hücrelerin zararsız bir şekilde ortadan kaldırılmasını sağlar.

Aynı zamanda astım, alerjik reaksiyonlar, kalp rahatsızlıkları, kanser ve erken yaşlanma gibi temelinde aşırı iltihaplanmanın yattığı hastalıklara karşı da oldukça etkili bir mineraldir.

 

2) Tat ve Koku Duyularında Bozulmalar

Bir zamanlar derin derin içinize çektiğiniz o gülün kokusunu artık alamaz mı oldunuz? Ya da sabahları içtiğiniz o kahvenin tadı artık eskisi gibi güzel gelmiyor mu?

Vücutta yeterli miktarda çinkonun bulunması, tat ve koku duyularımızın sağlıklı bir şekilde çalışmasını sağlayan karbonik anhidraz enziminin salgılanmasında kilit rol oynamaktadır. Yani eğer bu duyularınızda herhangi bir bozulma hissediyorsanız, çinko eksikliğiyle karşı karşıya olabilirsiniz.

 

3) Tırnakların Yavaş ya da Bozuk Yapıda Büyümesi

Çinko minerali hücre yapısında görev alarak büyüme ve iyileşme gibi fonksiyonların sağlıklı gerçekleşmesini sağladığından ötürü, yeterli miktarda çinko alınamaması saçlarınızın ve tırnaklarınızın pek çok sorunla karşı karşıya kalmasına neden olacaktır.

Oregon Üniversitesi’nde yer alan Linus Pauling Enstitüsü, tırnak, saç ve ciltte yer alan hücrelerin sağlıklı bir şekilde büyüyebilmeleri için çinkoya ihtiyaçları olduğunu ortaya koymuştur. Netice itibariyle vücudunuzda çinko eksikliği söz konusuysa, tırnaklarınızda beyaz benekler veya çizgiler oluşabilir. Ya da büyüme hızlarında bir yavaşlama olabilir.

 

4) Cilt Problemleri

Sivilceler, kistik akneler ve hatta ciltte oluşabilecek kızarıklıklar dahi çinko eksikliğinin habercisi olabilir.

Söz konusu bu rahatsızlıklardan muzdaripseniz, çinko eksikliğinizin olduğunu kesin olarak söyleyebiliriz. Çünkü çinko protein ve hücre zarı yapısında yardımcı görev üstlenen, iltihap ve enfeksiyon karşıtı etkilere sahip olan ve hatta cildi UV ışınlarına karşı koruyarak erken yaşlanmayı önleyen bir mineraldir.

Bu hususla alakalı yapılan bir araştırmada, akne problemi olan bireylere çinko ihtiva eden serumlardan az miktarda uygulanmış ve ciltlerinin adeta pürüzsüzleştiği gözlemlenmiştir.

Çinko aynı zamanda cilt sağlığının korunmasında önemli rol oynayan A vitaminiyle ortak çalışan bir mineraldir.

 

5) Yaraların Zor İyileşmesi

Yaralarınızın zor iyileşmesi söz konusu rahatsızlığın yaygın belirtilerinden birisidir ve beslenmenizde çinkoya daha fazla yer ayırmanız gerektiğini göstermektedir. Çünkü çinkonun yokluğunda hücrelerin yenilenerek tekrar büyümesi için çok daha fazla efor sarfetmeleri gereklidir ve bu da iyileşme sürecini uzatmaktadır.

Yapılan bir araştırmada, yaranın olduğu bölgeye çinko uygulanmış ve bu işlemin söz konusu yaranın iyileşme sürecini hızlandırdığı gözlemlenmiştir. Çinko besinler aracılığıyla alındığında da aynı etkinin vuku bulduğu görülmüştür.

Ayrıca çinko takviyesi alınımının ağız etrafında oluşan uçukların ortadan kaybolma sürecini hızlandırdığı belirtilmektedir.

 

6) Görme Kaybı

Eğer geceleri, hatta gündüz vakti dahi görmekte zorluk çekiyorsanız, beslenmenizi gözden geçirin.

Araştırmacılar retina yapısında yer alan sarı noktanın içeriğinde çinko minerali bulundurmasının hayati önem taşıdığını belirtmektedirler. Çinko aynı zamanda A vitaminiyle ortak bir çalışma sergileyerek, gözü koruyan melanin bileşenenin salgılanmasını sağlamaktadır. Yapılan bazı araştırmalar yeterli miktarda çinko tüketiminin gece vakti görmeyi kolaylaştırdığını göstermiştir.

Bu hususla alakalı yapılan geniş çaplı araştırmalara göre, çinkonun ve göz sağlığı için önem arz eden diğer vitaminlerin gündelik olarak tüketilmesinin, Yaşa Bağlı Sarı Nokta Hastalığı’nı(ABD’de yaşanan görme kayıplarının en temel sebebi) %25 oranında, görüş keskinliği kaybını ise %19 oranında azalttığı klinik olarak kanıtlanmıştır.

 

7) Hafıza ve Dikkat Kaybı

Faydaları saymakla bitmeyen bu inanılmaz mineral, beynimizde yer alan hipokampüs bölgesinin sinir hücreleriyle olan etkileşimini düzenleyerek

anımsama ve öğrenme kapasitemizi arttırmakta ve hafızamızdaki bilgileri düzene sokarak zihinsel dengemizi korumaktadır.

Amerika’daki bir sağlık dergisinde yer alan bir habere göre, yapılan bir araştırmada deneklerin günlük çinko ihtiyaçlarının yalnızca yarısı karşılandığı halde dikkat seviyelerinde önemli yükselmeler olduğu gözlemlenmiştir.

Ayrıca belirtmekte fayda var ki, çinkonun vücuttaki emilimini maksimum seviyeye çıkarmak istiyorsanız, onu diğer minerallerle dengeli olacak şekilde tüketmelisiniz. Söz konusu bu mineraller tüm besinlerde ve takviyelerde fazlasıyla mevcuttur.

 

8) Depresyon veya Stres

Çinkonun beyinde etki ettiği bölgeler sadece öğrenme ve hafızayla sınırlı değildir. Aynı zamanda beyin yapısını ve vücudun strese karşı olan tepkisini yumuşatma etkisine de sahiptir.

Depresyon problemiyle mücadele eden insanlarda çinko eksikliğinin olduğu tespit edilmiştir. Ne hayret vericidir ki, birey ne kadar stresli olursa bedenindeki çinko miktarı da o denli az oluyor. Aynı şey stres için de geçerli. Genel anlamda kendimizi stresli veya depresyon içinde hissettiğimizde, bedenimiz söz konusu bu sorunların meydana getirebileceği etkilerle mücadele edebilmek adına ekstra besin maddelerine ihtiyaç duyuyor.

Çinko tüketiminin bir antidepresan etkiye sahip olduğu kanıtlanmıştır. Antidepresan kullanımı da vücudumuzdaki çinko miktarını olması gerektiği seviyelere taşımaktadır.

 

 

Peki Ne Kadar Çinkoya İhtiyacınız Var?

Ulusal Sağlık Enstitüsü’ne göre, 19 yaşından büyük olan erkek bireylerin günlük 11 mg, kadınların ise 8 mg çinko tüketmesi gerekmektedir. Hamile bayanların tüketmesi gereken miktar 11 mg, emziren annelerin tüketmesi gerektiği miktar ise 12 mg olarak belirtilmiştir. Çinko eksikliğiyle karşı karşıya olan bireylerin ise söz konusu bu miktarlardan biraz daha fazla tüketmeleri gerekebilir.

Eğer yazımızda belirtmiş olduğumuz belirtiler size tanıdık geliyorsa, çinko eksikliği sorunuyla karşı karşıya olabilirsiniz. Bu konuyla alakalı mutlaka doktorunuza başvurmalısınız. Size uygulanacak tedavi yöntemleri çinko takviyesi üzerine de olabilir, çinko içeren besinleri tüketmeniz üzerine de.

Ayrıca çinkoyu beslenme yoluyla gereğinden fazla alabileceğinizden ötürü, üzerine alacağınız çinko takviyeleri söz konusu mineralin vücudunuzdaki miktarını aşırı düzeylere çıkarabilir.

 

 

Fazla Çinkonun Yan Etkileri

Çinkonun yan etkileri arasında bulantı, kusma, iştahsızlık, mide krampı, ishal ve baş ağrısı gibi etkiler yer almaktadır. 19 yaşından büyük bütün yetişkin bireyler için günlük alabileceğiniz maksimum miktar 40 mg‘dır. Bu miktar doktorunuzun söyleyeceklerine göre değişiklik gösterebilir.

 

 

Çinko İçin En İyi Besin Kaynakları

Dengeli bir beslenme ile hem çinko hem de diğer gerekli minerallerin alınımı çok daha sağlıklı ve kolay olduğundan ötürü, bu çerçevede tüketebileceğiniz besinleri sizler için derledik.

– Pişmiş istiridye (100 gramı günlük ihtiyacınızı %445 oranında karşılar)

– Sığır kaburgası (Günlük ihtiyacınızı %258 oranında karşılar)

– Kızarmış buğday (Bir bardak kızarmış buğday günlük ihtiyacınızı %158 oranında karşılar)

– Kaju (Bir bardak kaju günlük ihtiyacınızı %51 oranında karşılar)

– Adzuki fasulyesi (1 bardak pişmiş adzuki fasulyesi günlük ihtiyacınızı %27 oranında karşılar)

– Susam ve kabak çekirdeği (30 gramı günlük ihtiyacınızı %19 oranında karşılar)

– Bitter çikolata (29 gramlık bir paketi günlük ihtiyacınızı %19 oranında karşılar)

– Nohut (1 bardak pişirilmiş nohut günlük ihtiyacınızı %17 oranında karşılar)

– Barbunya (1 bardak pişirilmiş barbunya günlük ihtiyacınızı %12 oranında karşılar)

– Çam fıstığı (30 gramı günlük ihtiyacınızı %12 oranında karşılar)

– Ispanak (1 bardak pişirilmiş ıspanak günlük ihtiyacınızı %9 oranında karşılar)

 

 

Çinko Emilimine Engel Olan Faktörler

Çay ve kahve çinkonun vücuttaki emilimini engellemektedir. Benzer şekilde kalsiyum ve demir olarak zengin içerikli besinler ve takviyeler de çinkonun emilimine engel olmaktadır.

Bitkisel kaynaklı besinlerden elde edilecek çinkonun vücutta emilimi çok daha uzun bir süreç isteyebilir. Çünkü hayvansal kaynaklı besinlerden alınan çinko bitkisel kaynaklılara nazaran daha kolay emilmektedir. Buna ek olarak vejeteryan olan bireyler baklagil ve tahıl tüketimine daha fazla yöneldikleri için, söz konusu bu besinler içeriğindeki anti-nütrient yapıdaki bileşenlerden ötürü çinkonun emilimine engel teşkil edebilirler.

Bu nedenlerden ötürü vejeteryan olan bireylerin, yukarıda hazırlamış olduğumuz besin listesindeki et içermeyen yiyeceklerden %50 oranında daha fazla tüketmeleri gerekebilmektedir. Ancak Amerikan Sağlık Dergisi’nin 2003 senesinde yayınlamış olduğu bir bildiride, yoksul ülkelerdeki bitkisel beslenmelerdeki çinko eksikliğinin daha refah olan ülkelerdeki vejeteryan diyetlerle ilgisinin olmadığı belirtilmiştir.

Eğer ağırlıklı olarak bitkisel kaynaklı besinleri tüketen biriyseniz, vücudunuzda meydana gelebilecek çinko eksikliğini alacağınız takviyeler vasıtasıyla kapatabilirsiniz.

Çinko eksikliğinin belirtileri, çinko içeren besinler ve çinkonun yan etkilerinin anlatıldığı bilgilendirme yazısı.

Çinko eksikliğinin belirtileri, çinko içeren besinler ve çinkonun yan etkilerinin anlatıldığı bilgilendirme yazısı.

  Sosyal   Medyada   Paylaşın
  • Site Yorum

  • Bir Yorum Bırak




  • ÇOK OKUNAN
  • YENİ
  • YORUM
Tüm Konular
error: Kopyalamak mümkün değil !